0 392 444 22 29 info@girneivf.com Harita
Ücretsiz Danışma WHATSAPP 0 533 850 02 00

Sizi Arayalım

Fetal Redüksiyon

Fetal redüksiyon, çoğul (üçüz ve üçüz üstü) gebeliklerde bebeklerden birinin veya isteğe bağlı olarak daha çok sayıda bebeğin ilaç yardımı ile yaşamsal faaliyetlerinin durdurulması işlemidir.

Fetal redüksiyon işleminde amaçlanan gebelik sayısını azaltarak gebeliğin sorunsuz geçme olasılığını artırmaktır. Özel durumlar dışında ikiz gebeliklerde fetal redüksiyon önerilmemektedir. Üçüz yada daha fazla sayıda fetüs varlığında ise sayının ikiye indirilmesi tavsiye edilmektedir.

Gebelikte bebek sayısı arttıkça erken doğum ihtimali yükselmekte ve doğru orantılı olarak doğum erken zamanda gerçekleşmektedir.

Bu da doğacak olan bebekler için risk oluşturmaktadır bazen risklerin boyutu hayati olabilmektedir. Bu durumlarda fetal redüksiyon uygulamasıyla bebek sayıları mevcut duruma göre en uygun sayıya indirgenir ve böylelikle sağlıklı bebek sahibi olma şansı artırılmaktadır.

Bebeklerde erken doğuma (prematüriteye) bağlı görülebilecek sağlık sorunları; Ciddi akciğer problemleri, kalp hastalıkları, beyin kanaması,gözde ciddi hasar, işitme problemleri, bağırsak problemleri, ciddi enfeksiyon-sepsis, anemi, (kansızlık) sarılıktır.

Tüm bu problemler bebeğin hayatını ileriki dönemlerde etkileyerek kalıcı hasarlar oluşturabilmektedir. Anne açısından bakıldığında ise çoğul gebelikler erken doğum tehdidi, gebeliğe bağlı yüksek tansiyon ya da preeklampsi (toksemi), şeker hastalığı ve vajinal kanama riskidir.

Fetal Redüksiyon işlemine karar vermek çiftler için zor bir karar olsada çiftlerin bebek sahibi olmak için katlanmak zorunda kaldığı maddi ve manevi zahmetler göz önüne alındığında var olan gebeliğin sağlıklı devam etmesi ve mutlu son ile bitmesi çok önemlidir.

Tüp bebek işlemlerinde gebelik şansını artırmak amacı ile 3 embriyoya kadar embriyo transferi yapılabilmektedir. Transfer edilen embriyolardan her birinin gelişimini devam ettirerek rahim içinde tutunamayacağı gibi hepsinide tutunabilmesi ve gebelik ile sonuçlanması olası bir ihtimal olarak karşımıza çıkmaktadır.

İkiden fazla embriyo rahim içine tutunduğu durumlarda hamileliğin tamamiyle sonlanmasını önlemek amacı ile fetal redüksiyon işlemi uygulanmaktadır. Hamileliğin 11. haftasında, hamilelik kesesinin içine bir iğne ile ultrason eşliğinde girilerek fazla olan embriyonun gelişiminin sonlandırılması işlemi fetal redüksiyon olarak adlandırılmaktadır.

Yapılan bu işlemde düşük bir oranda komplikasyon riski bulunmaktadır ancak kliniğimizde tecrübeli personelimizce başarı ile uygulanabilmekte olumlu sonuçlar alınabilmektedir.

Çoğul gebelik indirgeme, çoğul gebeliklerin önlenmesinde bir tedavi yöntemi değil gebelik risklerini azaltmak amacıyla uygulanabilecek bir seçenektir.

Fetal redüksiyon, tüp bebek tedavisi alan kişiler için karar vermesi oldukça güç bir durum olup son çare olarak düşünülmelidir. Yardımcı üreme teknikleri uygulanırken amacın gebelik olmadığı ve sağlıklı bebek başarısı sağlamak olduğu unutulmamalıdır.

Fetal Redüksiyon Neden Yapılır?

Fetal redüksiyon, sağlıklı bir gebeliğin sürdürülebilmesine ve canlı doğum oranının artmasına yardımcı bir tedavi yöntemidir. Düşük, bebeğin engelli doğması ve gebelik riskleri gibi birçok olumsuz faktörün en aza indirilmesi amaçlanmaktadır.

Fetüs sayısı arttıkça başta erken doğum riski olmak üzere birçok riskin ortaya çıkma ihtimali de artmaktadır.

Tek gebeliklerde ortalama gebelik süresi 40 hafta omaktadır. Bu süre ikizlerde ortalama 36 haftaya, üçüzler de ise 32 haftaya dek düşebilmektedir. Üç ve üzeri fetüslerde ise gebelik dönemi oldukça riskli bir şekilde yaklaşık 28 hafta sürmektedir.

Annenin veya bir fetüsün sağlığının tehdit altında olması, hamileliği tehlikeli hale getiren sağlık durumunun bulunması, erken doğum nedeniyle bir veya daha fazla fetüsü kaybetme riskinin olması halinde fetal redüksiyon yapılmaktadır.

Fetal Redüksiyon Nasıl Gerçekleştirilir?

Fetal Redüksiyon işlemi gebeliğin 11-12. haftalarında iken yapılmaktadır. Gebeliğin erken dönemlerinde yapıldığında bir problemin ortaya çıkma ihtimali daha az olmaktadır.

İşlem ultrason eşliğinde, ince bir iğne ile karın bölgesinden rahim içine girilerek fetüslerden bir veya ikisinin kalbine potasyum klorür (KCL) verilip kalp atışının durdurulması prensibine dayanmaktadır.

İşlem sonrası kalp atışı durdurulan fetüs belli bir süre sonra (6-8 hafta) kendiliğinden eriyip tamamen kaybolmaktadır. İşlem sonrasında diğer bebeklerin ya da annenin zarar görme olasılığı oldukça düşüktür.

Fetal redüksiyon sonrası uzun süreli istirahat yada aktivite kısıtlaması gerekli değildir. Fetal redüksiyon ile gebeliğin sağlıklı bir şekilde başarıya ulaşması ihtimali artmaktadır.

İdeal Olarak Gebelik Kaç Fetüse İndirgenmelidir?

Günümüzde çoğul gebelikler gebelik sonuçlarının iyi olması ve ailelerin daha sonra tekrar yardımcı üreme tekniklerine gerek kalmadan aile sayısını tek seferde tamamlamak istemelerinden dolayı gebelik en çok ikiye indirgenmektedir.

Ancak azımsanmayacak sayıda ailelerden gebeliğin bire indirgenmesine yönelik istekler gelmektedir. Bazı durumlarda gebeliğin teke indirgenmesi uygun bulunmaktadır.

Redüksiyon İçin En Uygun Zaman Nedir?

Gebeliğin 11 ve 13. haftaları arası fetal redüksiyon için en uygun zamanlardır. Sebebi ise bu dönemde anomalilerin kolaylıkla saptanabilir durumda olmasıdır. Önceki dönemlerde gelişim bozukluğu olan embriyolar genellikle kendiliğinden yok olmaktadırlar.

Sonraki dönemlerde yapılacak olan fetal redüksiyon işlemi ise geride daha fazla ölü doku bırakacağından problem ortaya çıkma ihtimali oldukça düşüktür.

Fetal Redüksiyon İşlemine Bağlı Riskler Nedir?

Çoğul gebelik sebebi nedeni ile fetal redüksiyon işlemi uygulama sonrasında diğer bebekleri kaybetme riski yüzde 1-5 oranındadır.

Fetal redüksiyon işlemi yapılan bebek sayısı arttıkça diğer bebekleri kaybetme riski yüzde 10’a ulaşmaktadır. Üçüz gebelikten itibaren erken doğum oluşma ihtimali yüzde 100’e ulaşmaktadır. Bu nedenle fetal redüksiyon işlemi üçüz ve üstü gebeliklerde önerilmektedir.

Fetal Redüksiyon Sonrası Kanama Olur Mu?

Fetal redüksiyon işleminin tamamlanmasının ardından yarım saat sonra fetüsün kalp atışı kontrol edilerek işlemin başarısı doğrulanmaktadır. İğne giriş yerinde hafif morarma ve acı hissiyatı oluşabilmektedir.

Doktor tarafından reçete ile verilen ağrı kesici ilaçlar, birkaç gün boyunca oluşabilecek hafif ağrı ve kramplar için kullanılabilir. Hastaların günlük rutinleri için herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır.

Ancak, hastanın enfeksiyon ihtimalini en aza indirmek amacıyla 3 gün boyunca istirahat etmesi tavsiye edilmektedir.

Fetal redüksiyon işlemi sonrası lekelenme ve kanama olması normal olarak kabul görmektedir. Yüksek ateş, şiddetli vajinal kanama ve kasılmalar mevcut ise doktor kontrolü gerekmektedir.

Yaşamsal Faaliyetleri Devam Eden Fetüslerde Risk Var Mıdır?

Fetal redüksiyon işlemi sonrası canlı fetüsler için en önemli risk tüm gebeliğin kaybıdır. Gebeliğin devamı halinde ise prematüre riski halen devam etmektedir.

Fetal Redüksiyon Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Gebelik sayısını aza indirmek amacıyla yapılan fetal redüksiyon işlemlerinde, tüm tıbbi işlemlerde olduğu gibi bazı riskler bulunmaktadır. Fetal redüksiyon işlemi sırasında, nadiren tüm bebeklerin kaybedilme olasılığı mevcuttur.

Düşük oranı, gebelik sayısı arttıkça yükselmektedir. Fetüs sayısının azalması ile birlikte düşük yapma olasılığı da azalmaktadır.

Olumsuz sonuçları azaltmak amacıyla olsa dahi fetüslerin bir veya daha fazlasının kaybedilecek olması, ebeveynler açısından duygusal anlamda zorlu bir süreç olmaktadır.

Çiftlerin bu olumsuz durumu sağlıklı bir psikoloji ile atlatmaları amacıyla psikolojik yardım almaları önerilmektedir. Bunun yanı sıra enfeksiyon risklerine karşı dikkatli olunması gerekmektedir.

Op. Dr. Verda Tunçbilek (Jinekolog ve Tüp Bebek Uzmanı)

Verda Tunçbilek (Özkent) 17 Haziran 1975'te Lefkoşa'da doğdu. Güzelyurt Türk Maarif Lisesi'nden yüksek onur öğrencisi olarak mezun oldu. Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu.

İletişime Geçin