0 392 444 22 29 info@girneivf.com Harita
Ücretsiz Danışma WHATSAPP 0 533 850 02 00

Sizi Arayalım

Blog

Kıbrıs Tüp Bebekte Cinsiyet Seçimi Nedir? Nasıl Yapılır?

Günümüzde tıp teknolojisinin gelişmesiyle birlikte tüp bebek tedavisi ile elde edilen döllenmiş yumurtalardan bir diğer adıyla embriyolardan biyopsi metodu ile alınan hücre üzerinde çalışılarak o embriyonun kız mı erkek mi olduğunun belirlenmesi işlemine cinsiyet seçimi, cinsiyet tayini veya cinsiyet belirleme denmektedir. Ayrıca cinsiyet Seçiminde kullanılan PGT (Preimplantasyon Genetik Tanı) metodu ile transfer adayı embriyonun genetik sağlığını test etmemize yardımcı olmaktadır. İçindekiler PGT Testi Nedir ? PGT yi kimler düşünmelidir? PGT Test Döngüsü Nasıl Yapılır ? Embriyo biyopsisi ve PGT güvenli midir? Embriyolar transfer için nasıl seçilir? PGT nin başarı oranları PGT İle Hangi hastalıklar taranabilir? Cinsiyet Seçimi Tedavisi Sonrası Süreç Cinsiyet Seçim, PGT ve Kıbrıs Doğurganlık Uzmanınızla Pgt Hakkında Konuşun Cinsiyet tayininde bulunmak isteyen bireyler çocuk sahibi olsunlar veya olmasınlar bu tedavilerini tüp bebek işlemi şeklinde yapmalıdırlar. Bu süreçte tedavinin öncelikli hedefi tedaviye razı olan bayanın tek bir adet döneminde çok sayıda yumurta üretmesini sağlamaktır. Bu nedenle hastalar yaşadığı şehirde veya kendisine en yakın IVF kliniğinde ön tedavi için doktora yönlendirilir. Ön muayene sağlandıktan sonra anne ve baba adayına belirli kan testleri yapılır. Bu testler sonucu hamileliğe ve tüp bebek işlemine engel yok ise tedaviye başlanır. Tedavinin ön aşamasına anne adayının adet döngüsünün 2. veya 3. günü başlanır. Bu süreçte anne adayı yaklaşık 10 gün süren bir ilaç tedavisi alır. Yine bu süreç zarfında doktor kontrolünde olmak oldukça önemlidir. Ön tedavinin tamamlanmasının ardından ailenin Kıbrıs'taki tüp bebek ve cinsiyet seçimi tedavisine geçilir. Cinsiyet seçimi için Kıbrıs’ta geçirilen süre ise genellikle 1 haftadır. Bunun yanında Kıbrıs’ta cinsiyet tayini tedavisi uzun yıllardan beri yasal olarak yapılmaktaydı fakat Haziran 2016 yılında yürürlüğe giren yeni yasal mevzuat gereği, PGT işleminin cinsiyet seçme amacıyla kullanılması yasaklanmıştır. Sadece ailede X kromozomuna bağlı yani cinsiyet geçişli hastalık bulunan hastalara PGT ile cinsiyet seçimi uygulanabilmektedir. Peki PGT nedir ? yazının devamını okumaya devam edin; PGT Testi Nedir ? Preimplantasyon genetik tanı (PGT), başarılı bir gebelik ve doğum potansiyelini arttırmak için bir IVF döngüsü ile birlikte kullanılan bir üreme teknolojisidir. PGT, hamilelik için en iyi embriyoların veya embriyonun seçilmesine veya bir çiftin risk altında olduğu genetik bir hastalıktan korunmasına yardımcı olmak için embriyolardan çıkarılan hücreler üzerinde yapılan genetik bir testtir. PGT yi kimler düşünmelidir? PGT tüm IVF döngülerinde düşünülebilir; bununla birlikte, bu testten en iyi şekilde yararlanabilecek olanlar kromozom anormallikleri veya spesifik genetik bozukluklar için yüksek risk altındaki çiftlerdir. Bu, birkaç düşük yapmış veya daha önce bir kromozom anormalliği olan hamileliği olan kadınları içerir. 38 yaşın üzerindeki kadınlar ve bazı sperm anormallikleri olan erkekler daha yüksek kromozom anormallikleri olan embriyolara neden olabilir. Bu test ayrıca PGT-A (anöploidi) olarak da bilinir. Ek olarak, bir kişi kromozomların yapısal bir yeniden düzenlenmesini sahipse, PGT hangi embriyoların normal miktarda kromozomal materyale sahip olduğunu belirleyebilir. Bu teknoloji PGT-SR (yapısal yeniden düzenleme) olarak da bilinir. Belirli bir genetik hastalıktan etkilenen bir çocuğa sahip olma şansı yüzde 25 veya yüzde 50 olduğunda, PGT, hangi embriyoların etkilendiğini, etkilenmediğini veya bu hastalık için bir taşıyıcıyı varsa tanımlamak için uygulanabilir. Daha sonra, sadece hastalığı olmayan embriyolar hamileliği denemek için uterusa aktarılır. Bu, PGT-M (monojenik bozukluklar) olarak da bilinir. PGT Test Döngüsü Nasıl Yapılır ? Preimplantasyon genetik tanı veya PGT testi, kalıtsal genetik durumu olan çiftlerin çocuklarına geçme riskini önemli ölçüde azaltmalarına izin veren bir prosedürdür. Birçok durumda, PGT potansiyel ebeveynlerin bebeklerinin ciddi bir genetik durumla doğmasını önlenmesine yardımcı olabilir. PGT testi bir in vitro fertilizasyon veya IVF döngüsü sırasında kullanılır. Aşağıda, IVF'yi preimplantasyon genetik teşhisi ile daha ayrıntılı olarak açıklıyoruz, böylece hamileliğe hazırlanmakta olan ebeveynler bu işlemin nasıl çalıştığını daha net bir şekilde anlayabilirler. Adım 1: Vaka İncelemesi ve Prob Geliştirme Her PGT testi, bir ailede kalıtsal spesifik hastalık ve mutasyona göre özel olarak tasarlanmıştır. Hastalar veya çiftler, genetik test sonuçlarını ve bilgilerini laboratuvara sağlayacaktır. Laboratuvar sonuçları gözden geçirecek ve PGT mümkünse durumu kabul edecektir. Daha sonra laboratuvar, yumurta kaynağından, sperm kaynağından ve ebeveynler veya çocuklar gibi muhtemelen ek aile üyelerinden DNA örnekleri isteyecektir. Bu örnekler probu geliştirmek için kullanılacaktır. Bu işlem tipik olarak birkaç hafta sürer. Adım 2: Yumurtalıkların Uyarılması Prob tamamlandıktan sonra, üreme endokrinolog, yumurta kaynağının yumurtalıklarını uyarmak için doğurganlık ilacı reçete edecek ve aynı anda hastanın birkaç yumurta üretmesine yardımcı olacaktır. Bir çift embriyonun genetik anormalliği miras alması muhtemel olduğundan, hastaya daha fazla miktarda yumurta ile işlemlere başlarlarsa, hasta normal etkilenmemiş embriyolar üretme şansı daha yüksek olacaktır. Adım 3: Yumurta Toplama Yumurtalıkların uyarılmasından sonra, doktor yumurta toplama işlemini gerçekleştirecektir. Yumurtalar toplandıktan sonra bir embriyolog yumurtaları değerlendirecektir. Adım 4: Döllenme Daha sonra, doktor laboratuvardaki her yumurtayı dölleyecektir. Bu, yumurtaların ve spermlerin bir kültür tabağında bir araya getirildiği geleneksel döllenme ile veya intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) ile yapılır. ICSI, uzmanın her yumurta hücresine tek bir sperm hücresi enjekte ettiği bir prosedürdür. PGT kullanılıyorsa, ICSI tipik olarak önerilen gübreleme yöntemidir. Adım 5: Kültür ve Biyopsi Döllenen yumurtalar blastosist aşamasına gelene kadar beş ila altı gün laboratuvarda tutulur. Bir blastosist embriyo tipik olarak yaklaşık 100-150 hücre içerir. Her embriyo blastosist aşamasına ulaştığında, embriyolog bir biyopsi yapacak ve embriyodan yaklaşık 2-10 hücre çıkaracaktır. Blastosist vitrifiye edilecek ve klinikte kalacak, biyopsi hücreleri bir test tüpüne yerleştirilecek ve PGT testi için bir laboratuvara gönderilecektir. Adım 6: PGT Testi PGT laboratuvarı biyopsi örneklerini aldıktan sonra, PGT laboratuvarı kalıtsal mutasyon için embriyoları test etmek için geliştirilen probu kullanacaktır. PGS ile embriyolarda kromozomal hataları test etmek için aynı biyopsi örneğini kullanmak da mümkündür. PGT laboratuvarı her embriyo için kliniğe sonuç verecektir. Adım 7: Embriyo Transferi Ardından, hasta IVF ve PGT döngüsünün sonuçları doktorlarıyla tartışa bilecektir. Hastada PGT nin kullanıldığı durumdan etkilenmeyen normal embriyolar varsa, etkilenmemiş bir embriyo transferine devam etmeye karar verebilirler. Ayrıca hasta, daha fazla embriyo oluşturmak için ek destek almaya ve IVF döngülerine girmeye karar verebilirler. Adım 8: Hamilelik Embriyo nakil prosedüründen on iki gün sonra, embriyo naklinden geçen hastaya hamilelik testi yapılacaktır. Test pozitifse, implantasyon başarılı olmuştur. Embriyo biyopsisi ve PGT güvenli midir? Evet. Hayvanlarda yıllarca süren PGT ve insanlarda birkaç yüz bin canlı doğumdan elde edilen veriler, PGT nin genel popülasyonda doğum kusurlarında bir artışa yol açmadığını göstermektedir. PGT sonrası doğan çocukların takip değerlendirmesi, sürecin yaşamın ilk birkaç yılı boyunca büyüme veya nörolojik gelişim üzerindeki zararlı etkileri için herhangi bir kanıt göstermemektedir. Kromozomal PGT testinin yapıldığı embriyolarda, çoğu anormallik embriyoların rahme aktarılmasından önce tanımlandığından kromozomal bozukluklardan dolayı düşüklerle sonuçlanan daha az gebelik beklenebilir. Erken embriyonun trofektoderm hücrelerinin birkaçının çıkarılması, bu embriyonun tam, normal bir hamileliğe dönüşme yeteneğini değiştirmez. Embriyolar transfer için nasıl seçilir? Hem normal test sonucu hem de görünümü (morfoloji) olan embriyolar dondurulmuş bir embriyo transferi (FET) döngüsünde transfer edilebilir. Embriyo morfolojisi transfer için en iyi embriyoların seçiminde yardımcı olabilirken, önemli kromozom anormallikleri olan birçok embriyonun normal morfolojiye sahip olduğu bilinmektedir. Bu nedenle, PGT sonuçları başarılı bir hamilelik elde etmek için uterusa transfer etmek için en iyi embriyoların daha iyi tanımlanmasına yardımcı olur. Normal genetik testlerin normal fiziksel görünümle kombinasyonu, sağlıklı bir hamilelik olma şansının en yüksek olduğunu gösterir. Hangi embriyoların uterusa transfer edileceği ve kalan embriyoların nasıl kullanılacağı ile ilgili tüm kararlar çift ve sağlık ekipleri arasında birlikte verilir. PGT nin başarı oranları Hatalar veya çiftler, genetik anomalileri bulunan bir bebek sahibi olmaktan kaçınmak için Preimplantasyon Genetik Tanı yöntemine başvururlar. Türkiye'de ve Dünyada yapılan son araştırmalara göre, PGT testinin kullanımı, transfer edilen embriyoların kromozomal hiçbir anomalisinin olmaması sayesinde düşük yapma riskini de azaltması nedeniyle başarılı doğum oranlarını ve canlı doğum başarısı ihtimalini arttırmaktadır. Genetik testin doğruluk oranı yüzde 99.9’dur. Bu nedenle, testi gerçekleştirdikten sonra genetik bir anormalliği gözden kaçırma ihtimali oldukça azdır. Gebe kalmayı zorlaştırabilecek anormalliklerin üstesinden gelme ihtimalinin olması durumunda, PGT nin başarı oranını arttırma şansının olması da akla yatkındır. PGT İle Hangi hastalıklar taranabilir? PGT en yaygın kalıtsal bozuklukları taramak için günümüzde sıkça kullanılan bir tanı yöntemidir. Bu tanı sürecinde çoğu durumda, ön genetik testin tamamlanması üç ila altı ay sürer. Bununla birlikte PGT aşağıda yer alan yaygın kalıtsal hastalıkları taramak için kullanılır. Huntington hastalığı Kalıtsal meme kanseri ve yumurtalık karsinomu Miyotonik distrofi tip I (Steinert hastalığı) Ailesel Adenomatöz Kolon Polipozisi (FAP) Marfan sendromu Nörofibromatozis tip I Kistik fibroz Omuriliğe bağlı kas atrofisi Kırılgan X sendromu Hemofili A / B Duchenne kas distrofisi Kromozom anormallikleri (ebeveynlerden birinin anormalliği taşıdığı yerde, örneğin translokasyon, iki veya daha fazla kromozomun anormal bir yapı gösterdiği durum) Potansiyel bir ebeveyn, kalıtsal bir bozukluk için herhangi bir gen taşırsa, sağlık durumu daha fazla araştırılacak ve bir IVF prosedürünün güvenliği değerlendirilecektir. Etkilenen taraf kadınsa, hamile kalmanın güvenli olup olmayacağını belirlemek için bir doğum kontrol uzmanı ve muhtemelen diğer tıp uzmanları tarafından muayene edilecektir. Cinsiyet Seçimi Tedavisi Sonrası Süreç PGT ile birlikte olası cinsiyet seçimi tedavisinin gebelik sonucu durumu embriyo transfer gününden 12 gün sonra kanda yapılan Bhcg hormon analizi ile tespit edilir. Bu süre zarfında anne adayı ağır iş yapmamalı ve eğer varsa eşi ile cinsel ilişkide bulunmamalıdır. Gebelik testi pozitif ise hasta ilaçlarına söylenen şekilde devam eder ve ilk ultrason muayenesi için kendi belirleyeceği kadın doğum uzmanından randevu alarak gebelik takibine başlayabilir. Eğer gebelik sonucu negatif ise verilen ilaçları bırakarak adet kanamasının gelmesini bekleyebilir. Cinsiyet seçimi özellikle 35 yaş ve daha alt yaşlarada olan genç hastalarda yumurta sayısı ve kalitesinin yüksek olması nedeniyle gebelik başarısı çok yüksek bir tüp bebek uygulamasıdır. Tedavi sonrasında elde edilen gebeliklerde bebeğin sağlıklı olması ve cinsiyetinin doğruluk oranı yüzde 99.9 dur. Cinsiyet Seçim, PGT ve Kıbrıs Cinsiyet seçimi tedavisi sonrasında beklenen gebelik başarısı hastanın yaşına, doğurganlığına, yumurta rezervine, oluşacak embriyolardan kaç tanesinin sağlıklı ve aynı zamanda ailenin istediği cinsiyette oluşacağına bağlı olarak değişiklik gösterir. Bu tedavi ve tedavi süreçleri hastanede kalmayı gerektirmez. Bu nedenle Kıbrıs düşünüldüğünde tedavi özellikle yaz aylarında iyi bir tatil fırsatını da beraberinde getirebilir. Ayrıca PGT testi yaptırmak isteyen çoğu insan için Kıbrıs seçeneği bir çok açıdan oldukça mantıklıdır. Uygun fiyatı, mükemmel bakım kalitesi ile harmanladığından dolayı böyle deneyimler için Avrupa’da yer alan oldukça popüler bir yerdir. İnsanların neden Kıbrıs’ı seçtiklerini birkaç örnek ile açıklayacak olursak Eşsiz Havası: Kıbrıs’ın eşsiz deniz havası, PGT gibi bir deneyime adım atarken zaman geçirmek için oldukça ideal bir ortam yaratmaktadır. Avrupa’da yer alan pek az yer, oldukça önemli bu deneyimi yaşarken rahatlamasına yardımcı olacak bu kadar istikrarlı ve yüksek kalitede bir iklim sunmaktadır. Yüksek Standartlar. Kıbrıs, Tüp Bebek tedavisindeki yüksek standartları ile birlikte teknolojik alt yapısı ile tanınmaktadır. Eğer siz de başlayacağınız herhangi bir Tüp Bebek tedavisinde kendinize güvenmenizi sağlayacak kalitede bir tedavi almak istiyorsanız, o halde Kıbrıs tam size göre bir yer. Üstün değer. Ortalama olarak, Tüp Bebek tedavileri Avrupa’daki en yüksek değerler arasındadır. Kıbrıs sürekli olarak, çocuğunuzun ailesel ya da cinsiyet nedenli ailesel koşullardan korunmasına yardımcı olma hayalinizi çok daha makul fiyatlarla gerçekleştirerek, yatırımınız karşılığında muhteşem geri dönüşümler sağlayan tedaviler sunmaktadır. İstikrarlı başarı. Ortalama maliyetlerin oldukça makul rakamlarda olması ile birlikte Avrupa’daki en güvenilir başarı oranları arasında yer aldığı için Kıbrıs’ta gönül rahatlığı ile bu tedavilere başlayabilirsiniz. Bu sebeple, eğer Tüp Bebek tedavilerinden herhangi birine başlamayı düşünüyorsanız, preimplantasyon genetik tarama da dahil olmak üzere, size Kıbrıs’a göz atmanızı tavsiye ederiz. Doğurganlık Uzmanınızla Pgt Hakkında Konuşun Başarısız bir şekilde hamile kalIyorsanız ve infertilite tedavisine karar vermişseniz, dikkate alınması gereken birçok faktör vardır. Aynı durum implantasyon öncesi genetik test için de geçerlidir. Bu durumda, doğurganlık uzmanlarımız seçeneklerinizi tartışmanıza yardımcı olabilir. Bizimle iletişime geçmek için lütfen linke tıklayınız.

Taşıyıcı Annelik Nedir? Nasıl Olunur?

Taşıyıcı annelik, çiftlerin yumurta ve sperm hücreleri ile laboratuvar ortamında döllenmiş olan embriyolarının, annenin hamilelik için uygun bir rahme sahip olmaması ya da rahminin bulunmaması durumlarında, sağlıklı ve doğurgan bir başka kadının rahmine transferi işlemidir. Başka bir çiftin bebeğini taşıyan bu kadına ise taşıyıcı anne denilmektedir. Bu yöntem ile dünyaya gelen bebekler, anne ve babalarının genetiğini taşımaktadırlar. Biyolojik olarak bebeğin anne ve babası olmaktadırlar. Bu sebeple, dünyaya gelen bebek genetik olarak taşıyıcı annesine değil, anne ve babasına benzemektedir. Genetik üzerine sorulan bu tarz sorular, taşıyıcı annelik ile ilgili en yaygın yanlış inanışlardan biridir. Ancak, her zaman için taşıyıcı anneliğe başvuracak olan çiftlerin kendi yumurta ve spermleri kullanılmak zorunda değildir. Çiftlerden herhangi birinin üreme hücrelerinde yaşanan problemler dolayısıyla gebelik sağlanamadığında başka bireylere ait dondurulmuş sperm veya yumurta hücresi de kullanılabilmektedir. İçindekiler Taşıyıcı Annelik Süreci Nasıl Başlar Ve Nasıl Uygulanır? Taşıyıcı Annelik Yöntemi Hangi Koşullarda Ve Neden Uygulanır? Kimler Taşıyıcı Anne Olabilir? Bu noktada ise transfer edilecek olan üreme hücrelerinin genetiğinin anne ve baba adaylarına olan benzerliğine son derece dikkat edilmektedir. Gebe kalmaya dair tüm çözüm yöntemlerinin uygulandığı ancak bir türlü başarının sağlanamadığı durumlarda taşıyıcı anne yöntemi son çözüm haline gelmektedir. Taşıyıcı annelik için hazır olmak makul miktarda bir süre gerektirmektedir sebebi ise sürece dahil olan üç kişinin (anne adayı ve baba adayı ve taşıyıcı), fiziki ve psikolojik olarak süreç için hazır olma durumlarına bağlıdır. Uzmanlar, jinekolojik muayeneleri yürütür. Konu ile alakalı kan tahlilleri gerçekleştirilir Taşıyıcı annenin tedavisi, rahmini hamileliğe hazırlamak için adet döngüsü ile birlikte planlanır. Bu tedavi sürecinde, ultrason taramaları düzenli aralıklarla gerçekleştirilir ve rahim hazır hale geldiğinde embriyo transferi yapılır. Taşıyıcı Annelik Süreci Nasıl Başlar Ve Nasıl Uygulanır? 1- Taşıyıcı Annenin Bulunması, Çiftin Değerlendirilmesi Ve İlk Muayeneler Gebelikte doğal ve tıbbi yollarla başarı elde edemeyen veya gebelik tercih etmek istemeyen çiftler için alternatif olan taşıyıcı anne yönteminde ilk olarak çiftlere yapılan tetkikler ve muayene sonrası çiftlerin üreme hücrelerinin yeterli veya sağlıklı olup olmadıklarına bakılmaktadır. Yumurtalık ve spermin olmaması, yumurta ve sperm kalitesizliği, yumurta sayısında azalma, genetik problemler vb. durumlarda taşıyıcı annelik işlemine ek olarak yumurta ve sperm donasyonu yapılabilmektedir. Bu yöntemde donörler ile anne ve baba adaylarının genetik benzerliğine büyük önem gösterilmektedir. Çiftlerin muayene ile değerlendirilmesinin ardından uygun bir taşıyıcı anne için karar aşamasına geçilmektedir. Taşıyıcı anne yönteminde doğru ve uygun kişiyi bulmak son derece önemlidir. Bu konuda profesyonel kurumlara başvurmak çok doğru bir hareket olacaktır. Uygun bir taşıyıcı anne de karar kılınmasının ardından taşıyıcı annelik yapacak olan kişinin sağlık kontrolleri ve testleri yapılmaktadır. Taşıyıcı anne ve çiftler arasında gelecekte herhangi bir problemin yaşanmaması amacıyla yasal prosedürler uygulanmaktadır. Taşıyıcı annenin gebelik için tüm sağlık koşulları olumlu ise bir sonraki aşamaya geçilmektedir. 2- Biyolojik Annenin Yumurtalıklarının İlaçla Uyarılması Aşaması Biyolojik annenin ovulasyon indüksiyonu yapılarak fazla miktarda yumurta hücresi oluşturulmaya çalışılır. Oluşan yeni yumurta hücreleri 3-4 günde bir ultrason ile takip edilir ve uygun büyüklüğe gelmesi beklenir. Yumurta hücreleri istenilen olgunluğa ulaştığında yumurta toplama (OPU) günü kararlaştırılır. 3- Biyolojik Annenin Yumurta Hücrelerinin Toplanma Aşaması Olgunlaşma iğnesi ile olgunlaştırılan yumurtaların toplanması işlemi hastaya genel anestezi yapılarak uygulanmaktadır. Yumurtalıklardan ultrason yardımıyla toplanan yumurta hücreleri, baba adayından alınan spermlerin kalitesine göre laboratuvar ortamında döllenmektedir. Yumurta toplama işlemi öncesinde hastanın en az 6 saat boyunca hiçbir şey yememiş olması gerekmektedir. Bu nedenle yumurta toplama işleminin yapılması için sabah saatleri tercih edilmektedir. Yumurta toplama işlemi sonrası hasta, 2 saat gözetim altında tutulmaktadır. 4- Döllenme Toplanan yumurta hücreleri arasından en olgun olanlar seçilerek laboratuvar ortamında döllendirilmektedir. Döllenme işleminde, üreme hücrelerinin durumuna göre hangi döllenme işleminin uygulanacağına karar verilmektedir. İlk yöntem bir arada bulunan üreme hücrelerinin doğal yollarla döllenmelerini beklemektir. Bu işlemin döllenmeyi sağlayamaması durumunda mikroenjeksiyon yöntemi kullanılmaktadır. Mikroenjeksiyon yöntemi mikroskop altında sperm hücresinin direkt olarak yumurta hücresinin içerisine enjekte edilmesi yöntemidir. Mikroenjeksiyon yöntemi genel olarak baba adayından kaynaklanan kısırlık durumlarında kullanılmaktadır. Bu yöntemler sayesinde laboratuvar ortamında embriyonun oluşturulması sağlanmaktadır. Oluşan embriyonun kalitesine göre embriyonun taşıyıcı annenin rahminin içerisine transfer edileceği zaman belirlenmektedir. 5- Taşıyıcı Anneye Embriyonun Transferi Aşaması Döllenme işleminin ardından 3. veya 5. günde gelişimini tamamlayan embriyo hücreleri ince plastik bir boru yardımı ile rahim ağzından taşıyıcı annenin rahminin içerisine transfer edilmektedir. Embriyo transfer işlemi ağrısız bir yöntem olup 10 ila 20 dakika sürmektedir. İşlem sonrası endometriumu desteklemek amacıyla taşıyıcı anneye enjeksiyon, fitil ya da krem şeklinde hormon ilaçları verilebilmektedir. Bu ilaçların herhangi bir zararı bulunmamaktadır. Taşıyıcı annenin embriyo transferi işlemi sonrasında şunlara dikkat etmesi gerekmektedir; Fiziksel olarak yorucu aktivitelerden uzak durulmalıdır. Egzersiz ve spora ara verilmelidir. Stresten uzak durulmalıdır. Beslenmeye dikkat edilmelidir. Transfer işlemi ardından ilk gün duş alınmamalıdır. Sonraki günler ayakta duş alınabilir. Doktor bilgisi dışında kesinlikle ilaç kullanılmamalıdır. Doktorunun verdiği tavsiyelere harfiyen uymalıdır. 6- Taşıyıcı Anne İçin Gebelik Testi Aşaması Taşıyıcı anneye embriyo transfer işleminin ardından 12 gün sonrası yapılan gebelik testi ile hamilelik durumlarında kanda artışta bulunan beta hcg hormonu ölçümlenerek gebeliğin gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılmaktadır. Bebeği taşıyıcı annenin taşıyor olması bebeğin genetik özellikleri konusunda hiçbir etki durumuna sahip değildir. Taşıyıcı Annelik Yöntemi Hangi Koşullarda Ve Neden Uygulanır? Doğuştan rahmi olmayan kadınlara Zorunlu ameliyat nedeniyle rahmi alınmış olan kadınlara (tümör, miyom, kanser vb.) Art arda düşük yapan kadınlara Rahmi gebeliği kaldıramayan kadınlara Ashermann sendromu (rahim olsa da gebelik taşımaya uygun olmayan kadınlarda) Kadının gebe kalmasının ve doğum yapmasının riskli olduğu durumlarda (kalp ve akciğer ile ilgili ciddi rahatsızlığı olan kadınlar, yaşamsal risk oluşturabilecek olan pıhtılaşma bozukluğuna sahip olan kadınlar) . Doğumsal bir anomalisi olanlar Eşcinsel çiftler Çeşitli nedenlerle doğum yapmak istemeyen kadınlar Kimler Taşıyıcı Anne Olabilir? Taşıyıcı anneler çok çeşitli özgeçmişlere sahip olabilir ve bu özgeçmiş üzerinden karar vermek oldukça önemlidir. En yaygın profiller aşağıdaki gibidir: Genç ve sağlıklı kadınlar Herhangi bir bulaşıcı hastalığı olmayan kadınlar Sigara içmeyen, alkol tüketmeyen ya da herhangi bir uyuşturucu bağımlılığı bulunmayan kadınlar Daha önceki hamilelikleri sağlıklı doğum ile sonuçlanmış olan kadınlar. Hamilelik şekeri olmayan ya da daha önceki hamileliklerinde preeklampsi yaşamamış olan kadınlar Sosyal ve psikolojik olarak taşıyıcı annelik için uygun olan kadınlar Kronik rahatsızlıkları olmayan kadınlar (diyabet, yüksek tansiyon vb) Obez ya da anoreksik olmayan kadınlar (BMI indeksi, örneğin sağlıklı aralıkta bir vücut kitle indeksi) Taşıyıcı Annelikte Yasal İşlemler ve Prosedürler Nelerdir? İşlemlere başlamadan önce aile ile “taşıyıcı anne” tanışır ve görüşürler iki taraf arasında avukat eşliğinde sözleşme yapılır. Bu sözleşme sayesinde taşıyıcı anne ileride dünyaya getireceği bebek üzerinde hiçbir hak talebinde bulunamaz. Taşıyıcı annenin hamile kaldıktan sonra 9 aylık tüm sağlık taramaları merkezimiz tarafından yapılmakta ve yapılan tüm kontrollerin raporları aile ile paylaşılmaktadır. Taşıyıcı anne tarafından dünyaya getirilen bebeğin yasal anne babası genetik ebeveynleri olmaktadır. Resmi doğum belgesi doğumdan hemen sonra verilmektedir. Doğum sertifikasında anne olarak genetik annenin adı, baba olarak genetik babasının adı yazılmaktadır. Taşıyıcı Annelik Türkiye’de Yasal Mıdır? Türkiye’de taşıyıcı annelik yasal değildir. Taşıyıcı anne bulunması da Türkiye sınırları kapsamında mümkün değildir. Türkiye hukuk yasaları çerçevesinde taşıyıcı annelik yasaklanmıştır. Taşıyıcı annelik yapmak veya taşıyıcı anne bulmak isteyen kişilerin taşıyıcı anneliğin yasal olduğu ülkelerden birine seyahat etmesi gerekmektedir. Taşıyıcı annelik Kıbrıs’ta yasaldır ve tüp bebek merkezimizde taşıyıcı annelik hizmeti mevcuttur. Taşıyıcı Anne Yönteminde Doğan Bebek Kime Aittir? Taşıyıcı annelerin rahmine yerleştirilmiş olan bebek toplumda bilinenin aksine tamamen başka iki çiftin bebeğidir. Hastane ortamında hazırlanmış olan sağlıklı sperm ve yumurtadan oluşturulmakta olan hücreler taşıyıcı annenin rahmi içerisine yerleştirilir ve daha sonra burada gelişmeye bırakılır. Taşıyıcı annenin rahmine yerleştirilmiş olan bu hücreler, vücut ile tam olarak uyum sağladığından herhangi bir olumsuz etki söz konusu olmadan büyümeye devam etmektedir. Bu yöntemi tercih edilmesinin altında yatan en büyük sebeplerden bir tanesi hamilelik sürecini yaşamak istemeyen annelerdir. Özellikle yoğun bir çalışma hayatı içerisinde olan ve bebek sahibi olmak isteyen kişiler tarafından tercih edilmekte olan taşıyıcı annelik toplumumuzda yaşanan en büyük tartışmaların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Genetik olarak yumurta ve sperm hücresinin alınmış olduğu çiftin özelliklerini gösterecek olan bebek, tamamen farklı bir anne tarafından dünyaya getirilir. Taşıyıcı Anne Nasıl Bulunur? Uygun bir aday bulmanın en iyi yollarından bir tanesi bir profesyonel Tüp Bebek merkezi ile beraber çalışmaktır. Doğru profesyonelleri seçmek güvenilir bir taşıyıcı anne bulmayı daha da kolaylaştıracaktır. Taşıyıcı Annelikte Hamilelik Nasıl İlerler? Taşıyıcı annelik, fiziksel ve psikolojik anlamda normal bir gebelikten daha farklıdır. Ayrıca suni döllenme veya tüp bebek yöntemiyle oluşturulması nedeniyle daha fazla gözlem gerekebilir. Hamilelik sırasında düzenli olarak kontroller yapılmalı ve prenatal testler uygulanmalıdır. Bu hamilelik boyunca, biyolojik anne baba ve taşıyıcı anne arasında devamlı olarak iletişim kurulmalıdır. Fetüsün gelişimi, taşıyıcı annenin genel sağlık durumu, destek ve ihtiyaçlar sürekli olarak takip edilmelidir. Taşıyıcı anne ve çift, her anlamda birbirine destek olmalı; gerekirse bebek gelişimi ile ilgili etkinliklere katılmalıdır. Taşıyıcı annelik sonucunda gerçekleşen doğum, üç kişi için de çok özel bir zamandır. Ruh sağlığı uzmanı ve doğum uzmanı ile birlikte karşılıklı olarak ihtiyaçları karşılamaya yönelik, ortak bir doğum planı oluşturulmalıdır. Taşıyıcı Annelik İşlemi İçin Ne Kadar Süre Gerekmektedir? Biyolojik annenin, adetinin ilk günlerinde yumurtalıklarının uyarılması ile başlanan tedavinin taşıyıcı anneye uygulanan embriyo transferi işlemi ile sonuçlanması ve gebeliğin sağlanması ortalama üç haftalık bir süreci kapsamaktadır. Taşıyıcı Annenin Gebelik Süresince Yolculuk Yapmasının Sakıncası Var Mıdır? Taşıyıcı annenin gebelik süresince yolculuk yapmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. Uçak veya araba yolculukları yapılabilmektedir. Ancak taşıyıcı annenin rahatlığı açısından uzun ve sık yolculuk yapmamakta fayda vardır. Taşıyıcı Annelikte Düşük İhtimali Var Mıdır? Taşıyıcı anne gebelik sağlanmadan önce tüm sağlık kontrollerinden başarı bir şekilde geçirilmektedir. Sağlıklı olmayan kişiler taşıyıcı annelik işlemi için uygun görülmemektedir. Taşıyıcı anne gebelik için her ne kadar sağlıklı olsa dahi nadirde olsa bir düşük söz konusu olabilmektedir. Ancak bu durum doğal ve tıbbi yollarla sağlanmış tüm gebeliklerde söz konusu olabilmekle beraber oldukça nadir yaşanabilecek bir durumdur. Taşıyıcı Annenin Genleri Bebeğe Geçer Mi? Bebeğin genetik özelliklerini belirleyen genler, yumurta ve spermde bulunmaktadır. Taşıyıcı annelik de oluşan embriyo tamamen çocuk sahibi olmak isteyen çiftin genlerini taşıyan üreme hücreleriyle oluşturulmaktadır. Dolayısıyla taşıyıcı anneden çocuğa herhangi bir gen aktarımı söz konusu olmamaktadır. Taşıyıcı Annelik Yönteminde Cinsiyet Seçimi Yapılabilir Mi? Taşıyıcı annelik yönteminde biyolojik anne ve babanın yumurta ve sperminin genetik incelemeleri ile cinsiyet seçimi yapabilmek mümkün olmaktadır. Özellikle bebeklerinin kız veya erkek olması konusunda isteklere sahip çiftler tarafından başvurulan yöntemle bebeğin cinsiyetini belirlemenin yapılabildiği belirtilmektedir. Aileden Birinin Taşıyıcı Annelik Yapmasında Bir Sakınca Var Mıdır? Bazı kadınlar, bir anlaşma karşılığında profesyonel taşıyıcı annelik hizmeti sağlamaktadır. Taşıyıcı annelik hizmeti veren profesyonel kuruluşlar bulunmaktadır. Eğer bu istenmezse, aile üyeleri (anne, abla veya diğer akrabalar) ya da yakın arkadaşlar tercih edilebilir. Bunda herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. Taşıyıcı anneliği yapacak kişi ile çift arasında bir kan bağı bulunuyor olsa bile bebek sağlıklı bir şekilde dünyaya gelebilmektedir. Kullanılan Hormon İlaçlarının Yan Etkisi Var Mıdır? Yapılan hormon iğnelerinde, kişinin hassasiyet durumuna bağlı olarak kaşıntı, ağrı, yanma, morluk gibi yan etkiler meydana gelebilmektedir. Herhangi bir yan etki durumunda doktorunuza danışmanızda fayda vardır. Taşıyıcı Annelik Fiyatı Nedir? Taşıyıcı anne fiyatları, taşıyıcı anneliği yapacak kişiye ya da bu hizmeti sağlayacak şirkete ve bu hizmetin alındığı ülkeye göre değişiklik gösterebilmektedir. Taşıyıcı annelik yönteminde fiyatlar oldukça yüksektir. Sebebi ise taşıyıcı annelik hizmetinin oldukça kapsamlı oluşudur. Taşıyıcı annenin hamileliğinin başlangıcından bebeği doğurana kadar olan tüm masrafları, hastane masrafları ve diğer tüm masraflar bebek sahibi olmak isteyen çifte ait olmaktadır. Taşıyıcı annelik fiyatlarının bahsi geçen hususlara göre değişiklik göstermesi nedeniyle net fiyat vermek mümkün olmamaktadır. Daha ayrıntılı bilgi için merkezimiz ile iletişime geçebilirsiniz.

Çocuğum Olmuyor Ne Yapmalıyım?

Günümüzde 5 kişiden 4 ünün gebe kalmada güçlük çektiği uzman araştırmacılar tarafından ortaya konmuştur. Yaşanan stresler, hormonsal bozukluklar, yanlış gıda tüketimleri gibi bir çok şey gebe kalmayı zorlaştırmıştır. Gebelik düşünülüyorsa mutlaka bir doktora gidilip genel bir muayene ve folik asit takviyesi oldukça önemlidir. Kadın üreme sistemi her an gebe kalmaya programlı değildir. Kadın üreme sistemi bir ay içerisinde 3 ya da 4 gün içinde gebe kalabilir. Kadınlar en az 25 gün arayla en fazla 38 gün arayla adet olabilmektedir. İçindekiler Doktora Gitmeden Nasıl Hamile Kalınır? Nasıl Kolay Hamile Kalınır? Rahimde Ne Gibi Anomaliler Gebeliği Engeller? Gebelik Oluşmuyor İse Ne Yapılmalı? Yumurta Takibi Nedir? Aşılama Nedir Nasıl Yapılır? Aşılama Tedavisi Kaç Gündür? Aşılamada Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir? Aşılama Kimlere Yapılır? Tüp Bebek Nedir? Tüp bebek tedavi çeşitleri nelerdir? Tüp bebekte başarıyı arttıran diğer yöntemler Tüp Bebek Nasıl Yapılır? Rahim Dinlendirme Yapılmalı mıdır? Gebe Kalmayı Engelleyen Diğer Dış Faktörler Nelerdir? Yumurtalıklarda olgunlaşan yumurta fallop tüplerine doğru atılır. İlk adetin 1. Günden sayarak 12. Gün ve 18. Gün arasında bir kadın yumurtası kanalara düşer ve sperm gelmesini bekleyerek rahme doğru ilerler. Spermle karşılaşan yumurta, spermin yumurtanın içine özünü bırakmasıyla gebelik oluşmaya başlar. Korunmasız cinsel ilişki önemlidir. Doktora Gitmeden Nasıl Hamile Kalınır? Evde yapılan yumurta takibi testleri vardır. Bunlara ovülasyon testi denmektedir. Adetin 7. Gününden itibaren yapılmaya başlanmalıdır. Görüntüsü ve uygulanışı aynı gebelik testi gibidir. Test üzerinde daima 2 tane kırmızı çizgi çıkmaktadır. Yumurtlamaya yakın çıkan çizginin 2. Si en koyu rengi aldığında kişi ilişkiye girmelidir. Gün aşırı denene ilişkiden sonra 12 gün sonra gebelik testi yapılabilir. Evde uygulanan kolay ve basit bir yöntemdir. Telefonlara kurulan bazı uygulamalarda gebe kalma zamanını size haber vererek ilişki önermektedir. Bu sayede yumurtlama günlerinizi kontrol etmeniz mümkündür. İlişkiden sonra en az yarım saat kalkmadan yatılmalıdır. Hemen duş alınmamalıdır. İlişki sırasında kullanılan kremler spermin yapısını bozabildiğinden tercih edilmemelidir. Nasıl Kolay Hamile Kalınır? Kadınlar adetin 12. Gününden itibaren hamile kalmayı deneyebilir. Bundan önceki ve 18. Günden sonra olan denemeler genelde gebelik şansı ir. 25 yaş altında kadınlar 1 yıl boyunca düzenli korunmasız ilişkiyle hamile kalmayı denemelidir. 30 yaş üstünde kadınlar ise 6 ay boyunca hamile kalmayı denemelidir ve eğer çocuğum olmuyor denirse bir doktora başvurulmalıdır. Düzenli ilişkiye girmekte oldukça önemlidir. Uzmanlarda 2 günde bir ya da gün aşırı önermektedirler. 35 yaş üstü kişilerde aynı şekilde 6 ay korunmasız cinsel ilişkiden sonra gebelik olmuyorsa doktora başvurmaları gerekmektedir. Özellikle yaşı ileri olan hastalarda genellikle direk tüp bebek önerilmektedir. Kadın doğum uzmanına başvurulduktan sonra öncelikle kadının rahmine ve yumurtalıkları ultrason yardımı ile incelenir. Rahimde olan anomaliler var ise tanı konulmalıdır. Rahimde Ne Gibi Anomaliler Gebeliği Engeller? Rahim şekil bozuklukları gebe kalmayı engellemektedir. Kalp şeklinde rahim, çift rahim, T şeklinde rahim, perdeli rahim şekiller doğal yoldan gebeliği engellemektedir. Genelde bu şekilde rahim şeklindeki bozukluklarda histeroskopi ile yada açık ameliyat ile düzeltilmelidir. Rahiminde bulunan yumurtalıkların zamanında kaliteli yumurta üretmemesi, gereğinden fazla yumurta üretmesi, üretilen yumurtanın atıldığı fallop tüplerinin tıkalı olması da gebeliği engelleyen faktörlerdendir. Rahim rötgeni ile bu tüplerin açık olup olmadığı kontrol edilebilmektedir. Rahimde bulunan tümörler ve kistler gebe kalmayı engelleyen en önemli faktörler arasında gösterilmektedir. Rahmin olmaması, rahmin kalınlaşmaması da etkileyen faktörlerdir. Kadınların hormonsal bozuklular yaşaması da gebeliği engelleyen faktörlerdir. Kadınlar da bulunan bu hormonlar hem yumurtanın gelişmesini hem de çatlamasını sağlar eğer bozulur ise yumurtlama sorunları ortaya çıkar, adet düzensizliğinin yaşanması, erken menopoza girmeye neden olur, gereğinden fazla yumurta üretimini sağlar bu sebeple gebeliği engeller. Gebe kalmaya engel metabolizma hastalıkları ise; Yaşanan diyabet, bağışıklık sisteminin sorunlar yaratması, böbrek hastalığının yaşanması, kanda hızlı pıhtılaşmanın olması, tiroit hastalıklarının kişide olması kişide gebelik şansını oldukça düşürmektedir. Özellikle tiroit hastaları doğal yolla hamile kalmakta çok zorlanmaktadırlar. Gebelik sadece kadın kaynaklı bir durum değildir aynı zamanda erkeğinde bazı sorunları olması gebe kalmayı engelleyen durumları olabilir. Bunlardan bazıları; sperm sayısının az olması, sperm şekil bozukluğunun olması, sperm hareketliliğinin az olması, spermde canlı hücre olmaması gibi durumlar olabilir. Çocuğum olmuyor ne yapmalıyım? Diyen birisinin çift olarak bir kontrolden geçmesi gerekmektedir. Gebelik Oluşmuyor İse Ne Yapılmalı? Öncelikle kadının bir jinekoloğa başvurması gerekir. Doktor öncelikle ultrason ile rahim ve yumurtalık kontrolü yaptıktan sonra kan testi ile de olması gereken hormon tahlillerini yaptırır. Bakılan hormonlar; progesteron hormonu, LH hormonu, FSH hormonları, proklatin hormonunun fazla olması, polikistik over sendromu genel hamilelik için gerekli hormonlardır. Erkek ise bir üroloğa giderek sperm testi verir, sperm testinde spermin miktarı, hareketliliği, şekli önemli bir rol oynamaktadır. Kadınların yumurtalıkları her ay yeni bir hücre yaratırken erkeklerin tam tersi yeni bir hücreyi 3 ayda bir üretir ve bu ürettiğini 3 ay kullanır. Yumurta Takibi Nedir? Kadın doğum uzmanı öncelikle kadına ağızdan alınan yumurta kalitesini arttırıcı bir hap verir ve belli bir süre bu hapı içmesini ister bu arada 2 günde bir yumurta takibi yapılarak kaliteli bir yumurta elde edilir. Yumurtayı çatlatmak için karın bölgesinden küçük bir iğne yapılır ve iki gün sonra ilişki önerilir bu şekilde yumurta takibiyle gebelik sağlanması beklenir. Aşılama Nedir Nasıl Yapılır? Aşılama doğal yolla gebelik sağlayan bir yöntemdir. Kadınlarda genellikle düşük dozda iğnelerle yumurta gelişimini sağlamak için kullanılır. Adetin 3. Günü tedaviye başlanır ve göbek deliğinin çevresinden iğne vurulmaya başlanır. Yumurta geliştirici iğnelerle 2 ile 4 tane folikül yani yumurta oluşması ve olgunlaşması beklenir. Olgunlaşan yumurta hücreleri yaklaşık olarak 20 mm olduğunda yine göbekten vurulan çatlatma iğnesi verilir. Yapılan iğneden sonra yumurta çatlar ve fallop tüplerine salınır. Böylece kadının yumurtasının döllenmesi için en doğru zaman yakalanmış olacaktır. Çatlamayla serbest bırakılan yumurtanın ardından 48 saat sonra erkek mastürbasyon yöntemi ile özel bir odada steril kaba sperm örneklerini verir. Spermler laboratuvar da yaklaşık 1 buçuk saat hazırlık geçirir. Sperm 2 şekilde hazırlanır; 1. Yöntem tüpün içine sperm hücreleri konur ve yukarı doğru yüzmesi beklenir ve yüzenler ayıklanır, 2. Yöntem de sperm yıkanarak canlandırılır. Laboratuvar ortamında hazırlanan sperm, kadının rahmine kıl kadar ince bir katater yardımı ile acısız ve ağrısız bir şekilde spermler salınır. Yumurta ise bu işlem sırasında fallop tüplerde spermin gelmesini beklemektedir. Tüplerde karşılaşan yumurta ve sperm döllenerek yuvarlanmaya başlar ve yaklaşık 3gün sonra rahme düşer, rast gele bir yere yapışarak gömülür ve gebelik başlamış olur. Aşılama Tedavisi Kaç Gündür? Aşılama adetin 3. Günü başlar en fazla 17. Güne kadar devam eder. Bu süre tamamen yumurtanın büyümesiyle alakalıdır. Aşılamada Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir? Aşılamada erkeğin vereceği sperm örneğinin 3 günlük cinsel perhizden sonra verilmesi gerekir. Kadının yumurtalığının boyutlarının iyi bir şekilde takibi önemlidir. Aşılamadan 14 gün sonra evde yapılan idrardan gebelik testleriyle sonuç öğrenilebilir. Aşılama Kimlere Yapılır? Aşılama sperm sayısında hafif düşüklük var iste, sebebi belli olmayan kısırlık var ise, sperm şekil bozukluğu varsa aşılama yapılabilir. Aşılama başarısı en fazla 0 dur. Aşılama en fazla 3 kere denenmelidir. Olumsuz sonuçlar alınıyor ise kişiler tüp bebeğe yönlendirilmelidir. Gebe kalmak isteyenlerin denediği bir diğer başarılı yöntem ise tüp bebektir. Tüp bebeğe aşılama yapıp pozitif sonuç alamayan kişiler, sebepsiz kısırlık, erkeğin spermlerinde yüksek düzeyde sorun olması, kadın yumurtalıklarının sorunlu olması, rahim anormallikleri tüp bebeğe yönlendirilmektedir. Tüp Bebek Nedir? Normal yollarla gebe kalamayan, gebe kalıp ilerlemeyen gebeliklerin yaşayanlara tüp bebek yapılmaktadır. Hormon ilaçlarıyla annedeki yumurtalar büyütülür ve anesteziyle beraber büyüyen yumurtalar rahimden bir çubukla rahmin dışına çıkarak toplanır. Yumurtanın toplandığı gün erkekten alınan spermlerle döllenerek embriyo elde edilir. Tüp bebek tedavi çeşitleri nelerdir? Klasik tüp bebek, IMSI spermlerin büyütülerek seçilerek döllenme yapılması, ICSI en iyi spermin seçilerek yumurtanın içine enjekte edilmesidir. Tüp bebekte başarıyı arttıran diğer yöntemler ; Genetik incelemeler yapılması , gebeliğe uygun rahmin harita gibi incelerek ortaya çıkarılması, rahmin içine tutunabilmesi için era testinin yapılabilmesi, spermin büyütülerek en iyi spermin seçilip yumurtanın içine enjekte edilmesi, standart yöntem spermin yumurta içine enjekte edilmesi, en önemlisi rahim dinlendirme yapılmasıdır. Tüp Bebek Nasıl Yapılır? Tüp bebeğe başlayan çiftler kadının adetinin 3. Günü giderek ultrason muayenesi olur, göbekten yine vurulan hormon ilaçlı iğnelere başlanır. 2 günde bir yumurta boyutları kontrol edilir. Tüp bebekte amaç fazla ve kaliteli yumurta elde etmektir. En az 12 gün sonra yumurta toplama işlemi için gün verilir. Yumurta toplama işlemi küçük bir anestezi altında rahimden yumurtalıklara sokulan bir çubuk yardımı ile bütün yumurtalar toplanır. Yumurta toplamadan sonra hafif ağrı ve şişkinlik olabilmektedir. Yumurta toplandığı aynı gün erkek özel bir odada steril bir kaba sperm örneklerini verir ve laboratuvara gönderilir. Aynı gün sperm ve yumurta buluşur. Yumurtaların döllenmesi beklenir. Ertesi gün döllenen yumurta sayıları ve döllenmeyenler belirlenir ve ayrılır. Döllenen yumurtalar a, b, c, d şeklinde harf ve 1, 2, 3, 4, 5 şeklinde değerlerler verilir. A ve 5 en iyi kaliteyi temsil eder. Bu numaraları ve harfleri embriyonun durumuna göre embriyolog belirler. 5. Güne ulaşan embriyolar rahme yerleştirilene kadar dondurulur. Tüp bebek tedavisinde kadının rahmi çok yorulduğu için rahim dinlendirme yapılır. Yumurta toplamada delinen rahim kendisini toplaması için zaman verilir bunun sebebi de hemen embriyo konulduğunda rahim embriyoyu beslemek yerine kendi yarasını kapatmak için hücre göndermesinden dolayı rahim dinlendirme önemlidir. Rahim dinlendirme 2. Adette biter ve tüp bebek süreci devam eder. Kadın 2. Adeti görür ve tekrar 3. Gün doktoruna giderek rahmi kalınlaştırmak için bazı hormonsal hap ve iğneler kullanmaya başladır. Yaklaşık 12 gün sonra yeterli kalınlığa ulaşan rahme, katater yardımı ile çözülmüş embriyo transfer edilir. Donmuş embriyo 12 gün sonra idrar testinde çıkmaktadır. Rahim Dinlendirme Yapılmalı mıdır? Uzmanlar kesinlikle rahim dinlendir olması gerektiğini söylemektedir. Rahim tüp bebek sürecinde çok yorulduğu için dinlendirilmesi çok önemli olduğunu savunmaktadır. Embriyonun beslenmesi , büyümesi için gerekli yerin rahim olduğunu belirtmektedirler. Çocuğu olmayan kişiler paniğe kapılmadan öncelikle bir jinekolojik muayene olmalı aynı zamanda eşlerinin de bir ürolog tarafından muayene edilmesi gerekmektedir. Ardından çıkan sonuçlara göre tedavi sırasıyla yapılmalıdır. Gerek tüp bebek gerek aşılama gerekse doğal yolla sorunsuz bir hamilelik yaşamak ve gebe kalabilmek için en önemli faktör rahat olmak stressiz bir ortamda yaşamaktır. Gebe Kalmayı Engelleyen Diğer Dış Faktörler Nelerdir? En başında stres gelmesiyle beraber, sigara ve alkol tüketimi, yetersiz ve dengesiz beslenme, hormonlu ve paketli yiyeceklerin tüketilmesi, fast food hazır gıdaların tüketilmesi, kanser olma ve kanser tedavisi görülmesi, obezite, fazla kafein tüketimi, aşırı zayıf ya da şişman olunması, hareketsiz bir yaşam sürmek gebeliği engelleyen faktörlerdendir. Tüp bebek ve aşılama hem özel merkezlerde hem de devlet hastanelerinin fakültelerinde yapılmaktadır. Hızlı ilerlemesi açısından birçok kişi özel merkezleri seçmektedir. Tüp bebek merkezini seçerken en önemli unsur başarı oranları olmalıdır. Özellikle dondurma işlemi büyük özen isteyen bir durumdur. Rahim dinlendirme yapılması da önemli seçenekler arasında yer almaktadır. Bu yöntemleri tercih ederek sizde yakın zamanda hayallerinize kavuşabilirsiniz.