0 392 444 22 29 info@girneivf.com Harita
Ücretsiz Danışma WHATSAPP 0 533 850 02 00

Sizi Arayalım

Tüp Bebek

Tüp bebek infertilite (istenildiği halde çocuk sahibi olamama) problemi yaşayan çiftlerde kadından elde edilen yumurta ile erkekten elde edilen spermin laboratuvar ortamında döllenmesi işlemidir. Vücut dışında gerçekleştirilen bu işleme, IVF (in vitro fertilizasyon) veya tüp bebek denmektedir.

Tüp bebek yöntemi, çocuk sahibi olamayan çiftlerde uygulanan, uzunca bir süredir kullanılmakta olan bir yardımcı üreme tekniğidir. Tüp bebek yöntemi, günümüzde en çok tercih edilen kısırlık tedavilerinin başında gelmektedir.

Kısırlık, enfeksiyon, tüplerde tıkanma, erkeğin sperm kalite düşüklüğü, kilo veya ilerleyen yaşa bağlı olarak meydana gelebilmektedir. Bunlar gibi çeşitli nedenlere bağlı olarak çocuk sahibi olamayan çiftler tüp bebek yöntemi ile hayalini kurdukları mucizeye sahip olabilmektedir.

Tüp bebek tedavisi yöntemi ile laboratuvar ortamında döllenen yumurtanın bölünerek embriyo adı verilen gelişim aşamasına geçmesi ile birlikte embriyo anne adayının rahmine yerleştirilmektedir.

Bu aşamanın ardından elde edilen gebeliğin, doğal gebelikten hiçbir farkı bulunmamaktadır. Tüp bebek tedavisinin doğal gebelikten tek farkı anne adayından alınan yumurta ve baba adayından alınan sperm hücrelerinin laboratuvar ortamında döllenerek anne rahmine yerleştirilmesi durumudur.

Kısırlığın erkek dolayısıyla yaşandığı durumlarda, tüp bebek tedavisinden önce aşılama tedavisi de uygulanabilmektedir. Aşılama tedavisinde erkekten alınan sperm hücreleri gelişmiş enjektör iğneler yardımı ile rahim içine bırakılmaktadır.

Tüp bebek yönteminde döllenmeyi sağlamanın iki yöntemi vardır. Birincisi, laboratuvar ortamında yan yana konulan sperm ve yumurta hücrelerinin doğal bir şekilde döllenme işlemini gerçekleştirmesini beklemek şeklinde yapılmaktadır.

İkinci yöntem ise erkekten alınan sperm hücresinin mikroskop altında pipet yardımı ile direkt olarak yumurta hücresinin içine yerleştirilmesi ile yapılmaktadır. İki yöntemden hangisinin uygulanacağı, çiflerin özelliklerine göre belirlenmektedir.

Tüp bebek tedavisinde başarı yüzdesi U ve ` aralarında iken, 40 yaş ve üzeri kadınlarda -20’lere düşmektedir. Transfer edilen embriyonun kalitesi ve rahmin sağlıklı olması için anne adayının yaşı tüp bebek başarısında önemli rol oynamaktadır.

Tüp Bebek Tedavisi Aşamaları

1- İlk Muayene Ve Çiftin Değerlendirilmesi

Gebelikte doğal yollarla başarı elde edemeyen çiftler için tercih edilen tedavi yöntemine, çiftlere yapılan tetkikler ve muayene sonrası ilk aşamada uygulanacak tedavi yöntemine karar verilerek başlanır. Doktor ile ön görüşmeye bağlı olarak, anne adayından ve baba adayından çeşitli testlere tâbi tutulmaları istenebilir.

Baba adayı spermiyogram, anne adayı ise jinekolojik muayene,hormon testleri ve ultrason incelemesi ile tetkik altına alınmaktadır. Genel hormon tetkikleri ile tedavi sürecine yumurtalıkların cevabı ön görülmeye çalışılır.

Gerek görülürse AIDS, sarılık, kızamıkçık testleri ve kan sayımı doktor tarafından istenebilmektedir. Tüm bu veriler ışığında kişiye özel olarak planlanmış tedavi uygulanmasına başlanılmaktadır.

2- Yumurtalıkların İlaçla Uyarılması

Hastanın ön tedavisinde ovulasyon indüksiyonu yapılarak fazla miktarda yumurta hücresi oluşturulmaya çalışılır. Oluşan yeni yumurta hücreleri 3-4 günde bir ultrason ile takip edilir ve uygun büyüklüğe gelmesi beklenir. Yumurta hücreleri istenilen olgunluğa ulaştığında yumurta toplama (OPU) günü kararlaştırılır.

3- Yumurta Toplama

Olgunlaşma iğnesi ile olgunlaştırılan yumurtaların toplanması işlemi hastaya genel anestezi yapılarak uygulanmaktadır. Yumurtalıklardan ultrason yardımıyla toplanan yumurta hücreleri, sperm kalitesine göre laboratuvar ortamında klasik tüp bebek ya da mikroenjeksiyon yöntemi kullanarak döllenir.

Yumurta toplama işlemi öncesinde hastanın en az 6 saat boyunca hiçbir şey yememiş olması gerekmektedir. Bu nedenle yumurta toplama işleminin yapılması için sabah saatleri tercih edilmektedir. Yumurta toplama işlemi sonrası hasta, 2 saat gözetim altında tutulmaktadır.

4- Döllenme

Toplanan yumurta hücreleri arasından en olgun olanlar seçilerek laboratuvar ortamında döllendirilmektedir. Döllenme işleminde, üreme hücrelerinin durumuna göre hangi döllenme işleminin uygulanacağına karar verilmektedir.

İlk yöntem bir arada bulunan üreme hücrelerinin doğal yollarla döllenmelerini beklemektir. Bu işlemin döllenmeyi sağlayamaması durumunda mikroenjeksiyon yöntemi kullanılmaktadır. Mikroenjeksiyon yöntemi mikroskop altında sperm hücresinin direkt olarak yumurta hücresinin içerisine enjekte edilmesi yöntemidir.

Mikroenjeksiyon yöntemi genel olarak baba adayından kaynaklanan kısırlık durumlarında kullanılmaktadır. Bu yöntemler sayesinde laboratuvar ortamında embriyonun oluşturulması sağlanmaktadır. Oluşan embriyonun kalitesine göre rahim içerisine transfer edileceği zaman belirlenmektedir.

5- Embriyo Transferi

Döllenme işleminin ardından 3. veya 5. günde gelişimini tamamlayan embriyo hücreleri ince plastik bir boru yardımı ile rahim ağzından anne adayının rahminin içerisine transfer edilmektedir.

Embriyo transfer işlemi ağrısız bir yöntem olup 10 ila 20 dakika sürmektedir. İşlem sonrası endometriumu desteklemek amacıyla hastaya enjeksiyon, fitil ya da krem şeklinde hormon ilaçları verilmektedir.

Luteal faz desteği adı verilen bu tedavi eğer gebelik oluşursa 10. haftaya kadar devam eder. Gebelik oluşmayıp adet kanamasının olduğu durumlarda ise kanamanın başlaması ile birlikte tedavi ilaç desteği kesilmektedir. Embriyo transferi sonrasında şunlara dikkat edilmelidir;

  • Fiziksel olarak anne adayını yorucu aktivitelerden uzak durulmalıdır.
  • Egzersiz ve spora ara verilmelidir.
  • Stresten uzak durulmalıdır.
  • Beslenmeye dikkat edilmelidir.
  • Transfer işlemi ardından ilk gün duş alınmamalıdır. Sonraki günler ayakta duş alınabilir.
  • Doktor bilgisi dışında kesinlikle ilaç kullanılmamalıdır.
  • Doktorunun vereceği tavsiyelere harfiyen uymalıdır.

6- Gebelik Testi

Embriyo transfer işleminin ardından 12 gün sonrası yapılan gebelik testi ile hamilelik durumlarında kanda artışta bulunan beta hcg hormonu ölçümlenerek gebeliğin gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılmaktadır. Gebeliğin gerçekleşmediği durumlarda farklı yöntemler denenmeye devam edilmektedir.

Tüp Bebek Tedavisi Kimlere Uygulanabilir?

  • Kısırlık (infertilite) tanısı konulan kişilere,
  • Tüplerinin her ikiside tıkalı olan kadınlara,
  • Cerrahi operasyon sonucu tüpleri alınan kadınlara,
  • Yumurta bozukluğuna sahip kadınlara,
  • Hormon bozukluğu yaşayan kişilere,
  • Yumurtalıklarında kist bulunan kadınlara,
  • Sperm veya yumurta sayısı yetersiz kişilere,
  • Menisinde sperm bulunmayan erkeklere,
  • Sperm kalitesi düşük erkeklere,
  • Şiddetli sperm şekil bozukluklarına sahip olan erkeklere,
  • Tekrarlayan düşük problemleri yaşayan kadınlara ve
  • Yaşa bağlı olarak gebe kalmakta güçlük çeken kişilere tüp bebek tedavisi uygulanabilmektedir.

Tüp Bebek Tedavisi Kimlere Uygulanamaz?

  • Cerrahi müdahaleler sonucunda rahmi alınmış kadınlara,
  • Menopoz dönemindeki kadınlara
  • Yumurtlama işlevlerini kaybetmiş olan kadınlara
  • Menisinde hiç sperm tespit edilmeyen ve testisten cerrahi yöntemlerle sperm elde edilemeyen erkeklere,

Tüp bebek tedavisi uygulanamamaktadır. Ancak tüp bebek tedavisinin uygulanıp uygulanmayacağına, yapılan testler sonucunda doktor tarafından karar verilmektedir.

Tüp Bebek Tedavisinde Başarı Oranı Nedir?

Türkiye’de her üç çiftten biri ilk bebek denemesinde başarıya ulaşarak bebek sahibi olabilmektedir. Türkiye, tüp bebek tedavisinde Avrupa ülkeleri arasında 5, dünyada ise 7. sırada bulunmaktadır.

Kadınların Doğurganlığını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

  • Yüksek yaş (35 ve üstü),
  • Yüksek kilo değer,
  • Azalmış yumurtalık rezervi,
  • Sperm kalitesi,
  • Sperm sayısında azalma, spermin tutunma sorunu,
  • Yumurtalık ve spermlere zarar veren bağışıklık sistemi sorunları,
  • Nedeni açıklanamayan kısırlık,
  • Rahim ve fallop tüplerindeki sorunlar,
  • Rahimde tutunmayı engelleyen miyom ve poliplerin varlığı,
  • Sigara kullanımı ve alkol kullanımı,

Stres ve sağlıksız beslenme doğurganlığı etkileyen faktörler arasındadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Baba Adayında Sperm Bulunmaması Durumunda Ne Yapmak Gerekir?

Baba adayında sperm bulunmaması durumlarında, sperm elde etmek için testis dokusundan biyopsi ile doku örnekler alınmaktadır ve laboratuvar ortamında bu örnekler içerisinden spermler ayrıştırılarak tüp bebek işlemi için kullanılmaktadır. Bu işlem baba adayında sperm bulunamaması durumunda tek tedavi yöntemi olması nedeniyle önem teşkil etmektedir.

Miyomlar Ve Polipler Tüp Bebek Tedavisini Nasıl Etkiler?

Tüp bebek tedavisi polipler ve miyomların varlığından olumsuz olarak etkilenebilmektedir. Miyomlar için göz önünde bulundurulan iki önemli kriter; miyomun büyüklüğü ve rahim içerisi ile olan ilişkisidir.

Belirli bir büyüklüğün üstündeki miyomlar olası bir gebelikte olumsuz durumlara yol açabilmektedir.

Miyomlar rahim içerisine baskı yaparak embriyo yuvalanmasını engellemektedir veya erken dönemde gebelik kaybına yol açabilmektedir. Bu nedenle ameliyat ile alınması gerekmektedir. Polipler de belirli bir büyüklüğün üzerinde ise tedavi öncesi mutlaka ameliyat ile alınmalıdır.

Tüp Bebek Tedavisi İle Gerçekleşen Hamileliğin Doğal Yollarla Gerçekleşen Hamilelikten Farkı Nedir?

Tüp Bebek tedavisi yöntemi ile elde edilen gebeliklerde belirli gebelik dönemlerinde belirli ilaçlar kullanılmaktadır. Gebelik döneminde ilaçlar ile destek sağlanılmasının sebebi zorlu yöntemler ile sağlanan gebeliğin, canlı bir bebek ile sonuçlanma ihtimalini arttırmaktır.

Doğal yollarla gerçekleşen gebeliklerde ilaç ile destek sağlanılmasına gerek bulunmamaktadır.

Tüp bebek yönteminin doğal gebelikten en büyük farkı üreme hücrelerinin laboratuvar ortamında döllenmesi ile emriyonun laboratuvar ortamındaki gelişiminin ardından anne rahmine sonradan transfer edilmesi işlemidir. Embriyonun anne rahmine yerleştirilmesinin ardından tüp bebek ile sağlanan gebeliğin doğal gebelikten hiçbir farkı bulunmamaktadır.

Tüp Bebek İle Normal Gebelikteki Düşük İhtimali Aynı Mıdır?

Anne adayında bulunan mevcut sağlık problemleri nedeniyle tüp bebek yöntemi uygulansa dahi düşük yapma ihtimali söz konusu olabilmektedir.

Düşük sebebi uygulanan tedaviden kaynaklı değil hastanın sağlık sorunlarından kaynaklı olarak meydana gelmektedir. Normal yollarla oluşan gebelikler ile sadece kadınlarda tüplerin tıkalı olması nedeniyle yapılan tüp bebek tedavisi ile elde edilen gebelikler kıyaslandığında düşük oranları açısından herhangi bir farklılık bulunmamaktadır.

Tüp Bebek Tedavisine Ne Zaman Başvurulmalıdır?

Kadınlarda doğurganlığın en yüksek olduğu dönem 20’li yaşların başı ve ortası olan dönemdir. 20’li yaşların son dönemi ve 30’lu yaşların ilk dönemi itibariyle doğurganlık seviyesi zamanla düşmektedir. 35 yaş sonrasında ise hız kazanmaktadır.

Erkeklerde de yaşa bağlı olarak üreme potansiyeli azalsa da bu süreç kadınlara oranla daha yavaş ilerlemektedir. Bu nedenle anne ve baba adayları gebelik konusunda geç kalmamalıdır. Doğal yöntemler ile denenmesi halinde 1 yılı aşkın süreyle çocuk sahibi olunamaması halinde tetkiklere başlanması gerekmektedir.

Tüp Bebek Tedavisinde Kullanılan İlaçların Zararı Var Mıdır?

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar, yumurtalıktan gelişmesi için kullanılmaktadır. Dolayısıyla bu ilaçların kanser veya erken menopoz gibi ciddi durumlara sebep olabilmesi mümkün değildir.

Kullanılan ilaçlar sebebiyle karşılaşılabilecek en ciddi sorun OHSS (yumurtalıkların aşırı uyarılması) olmaktadır. OHSS’nin şiddetli bir şekilde etki ettiği durumlarda dahi bir hafta içerisinde tedavi edilebilmektedir.

Tüp Bebek Tedavisi Yumurtalıklara Zarar Verir Mi?

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar, yumurtalıkların gelişmesinde ve daha çok üreme hücresinin üretilmesinde fayda sağlamaktadır.

Bu tür ilaçlar Yumurtalıkların zarar görmesine veya kapasitesinin azalmasına sebep olmaktadır. Yumurtalıkların kapasitesi ilerleyen yaş sonucunda azalmaktadır.

Tüp Bebek Tedavisi Sonucunda Yumurta Rezervi Tükenir Mi?

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar anne adayının yumurta üretimini arttırmaktadır ancak yumurta rezervini tüketmemektedir. Bir kız çocuğu anne karnında 4 aylık gebelik itibariyle belirli bir yumurta rezervi ile doğmaktadır.

Ergenlik dönemine kadar bu rezervin bir bölümü kaybedilmektedir. Sonrasında ergenlik çağı ile birlikte her ay yumurtalıklar adet başlamadan önceki hafta içinde bir sonraki dönemde büyüyecek yumurtaları seçerek yola çıkartmaktadır.

Bunlardan yalnızca 1 veya 2 tanesi gelişerek ve çatlayarak gebelik oluşumu için uygun zemini hazırlamaktadır. Gebelik oluşmaz ise bir sonraki dönemde tekrar aynı döngü başlamaktadır ve vücut her ay yumurta üretmeye devam etmektedir.

Miyom Veya Poliplerin Varlığı Yumurta Rezervini Azaltır Mı?

Miyom veya poliplerin varlığı yumurta rezervini azaltmamaktadır. Yumurtalıklar ile miyom ve poliplerin bulunduğu yer birbirinden ayrı yer almaktadır.

Miyomlar ve polipler rahimde bulunmaktadır, eğer gebelik isteniyorsa uzman bir doktor muayenesi sonrası miyomun ve polipin gebeliğe engel bir durumunun olup olmaması konusunda hasta kişi bilgilendirilmelidir ve uygun tedavi yöntemleri uygulanmalıdır.

Gelişen Her Yumurta Döllenir Mi?

Gelişen her yumurta döllenmemektedir. Hastanın yumurta gelişim hızının artması amacıyla ilaç desteğine başlanıldığında, yumurtaların hepsi aynı gelişim hızını göstermemektir. Bazen yumurtaların bazıları hiç gelişim dahi göstermeyebilmektedir.

Tüplerdeki Tıkanıklık Gebelik Oluşmasına Engel Mi?

Tüplerdeki tıkanıklık doğal gebelik sürecini olumsuz etkilemektedir. Sebebi ise doğal yolla oluşan gebelikte yumurta ve spermin döllenmesinin ardından gelişen embriyonun rahim içine iletiminin, kadının tüplerinde gerçekleşmesidir.

Tüp bebek tedavisinde döllenme işleminin dışarıda gerçekleşmesi nedeniyle tüplerin tıkalı olması gebelikte engel teşkil etmemektedir. Ancak bazı durumlarda tüplerde biriken sıvı nedeniyle embriyonun tutunma olasılığı azalabilmektedir. Böyle bir durumda doktor ile görüşülmelidir.

Kullanılan Hormon İlaçları Kansere Yol Açar Mı?

Kullanılan hormon ilaçları kansere yol açmamaktadır. Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar hakkında yapılan araştırmalarda herhangi bir kanser türü ile ilgili ilişiklik bulunamamıştır.

Kullanılan Hormon İlaçlarının Kilo Yapıcı Etkisi Var Mı?

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar vücutta ödem, iştah açılması nedeni ile bir miktar kilo alınmasına neden olabilmektedir.

Ancak aşırı düzeyde kiloya sebep olmamaktadır. Bu kritik süreçte psikolojik nedenlere bağlı olarak kişilerin yeme içme alışkanlıkları da olumsuz yönde etkilenebilmektedir. Bu durum ise sağlıksız bir şekilde kilo artışına sebep olmaktadır.

Kullanılan Hormon İlaçlarının Yan Etkisi Var Mıdır?

Hastalara yapılan hormon iğnelerinde, kişinin hassasiyet durumuna bağlı olarak kaşıntı, ağrı, yanma, morluk gibi yan etkiler meydana gelebilmektedir.

Herhangi bir yan etki durumunda doktorunuza danışmanızda fayda vardır. Bunun yanı sıra tüp bebek tedavisi sürecince gögüslerde hassasiyet, sık idrara çıkma, kabızlık gibi durumlar gözlenebilmektedir.

Tüp Bebek Tedavisi Sürecinde Saç Boyatmak Zararlı Mıdır?

Saç boyalarının tehlikeli derecede bir zararı bulunmamaktadır. Ancak saç boyası bir takım zararlı kimyasallar içermektedir. Bu nedenle organik saç boyalarının tercih edilmesinde fayda vardır.

Tüp Bebek Tedavisi Sonrası Günlük Hayata Ve İş Hayatına Dönülebilir Mi?

Tüp bebek tedavisi sonrası dinlenme süreci gerektirecek bu durum olmamaktadır. Yumurta toplama işlemi sonrası 2 saat kadar merkezimizde doktor gözetiminde kalmanızın ardından günlük ve iş hayatınıza dönebilirsiniz.

Embriyo transferinin ardından ise bir gün sonrasında günlük hayatınıza devam edebilirsiniz. Ancak dilerseniz yumurta toplama ve embriyo transfer işlemleri için iş yerinizden 2 günlük izin alabilirsiniz.

Tüp Bebek Tedavisi Sürecinde İken Yolculuk Yapmanın Sakıncası Var Mıdır?

Tüp bebek tedavisi sürecinde iken yolculuk yapmanın herhangi bir sakıncası yoktur. Uçak veya araba yolculukları yapılabilmektedir.

Aynı Zamanda En Fazla Kaç Embriyo Transferi Yapılabilmektedir?

Transfer edilecek olan embriyo sayıları Sağlık Bakanlığı tarafından çoğul gebelikleri önlemek amacıyla sınırlandırılmaktadır. 35 yaş ve üzeri kadınlarda aynı anda en fazla 2 olmak üzere embriyo transferi yapılabilmektedir.

35 yaşın altındaki kadınlarda ise yapılan ilk 2 denemenin başarısız olması durumunda, aynı zamanda 2 embriyo transferi için izin verilebilmektedir.

Artan Üreme Hücrelerine Ne Yapılmaktadır?

Artan üreme hücreleri çiftlerin onayı alınarak dondurulabilmektedir. Tüp bebek tedavisi sonrası negatif sonuç alınması veya 2. kez gebelik istemi olması olması durumunda aynı üreme hücreleri aynı kişilerce kullanılabilmektedir.

Donmuş üreme hücrelerinin transferi ile ilk yapılan transfer arasında gebe kalma ihtimali açısından bir fark bulunmamaktadır.

Tüp Bebek Tedavisi Kaç Kez Denenebilir?

Tüp bebek tedavisi başarı sağlanana kadar uygulanabilmektedir. Bunun için bir sınır söz konusu değildir. Ancak tüp bebek tedavisinin deneme sayısını arttırmak başarı olasılığını arttırmaz.

Tüp Bebek Tedavisi İçin Ne Kadar Süre Gerekir?

Anne adayının, adetinin ilk günlerinde yumurtalıklarının uyarılması ile başlanan tedavinin embriyo transferi ile sonuçlanması ortalama üç haftalık bir sürede tamamlanmaktadır. Tedavi süresince baba adayına yalnızca sperm alınırken ihtiyaç duyulmaktadır.

Açıklanamayan Kısırlık Durumlarında Nasıl Bir Yol İzlenir?

Açıklanamayan infertilitede (kısırlıkta) çiftlere ait belirgin bir kısırlık sebebi bulunmamasına rağmen gebelik meydana gelmemektedir. Bazen çiftlerde sorunun neden kaynaklı olduğu tedavi sırasında ortaya çıkabilmekte ve tedavi edilebilmektedir.

Tüp Bebek Tedavisi Ne Kadar Sürmektedir?

Tüp bebek tedavisi adetin 2.veya 3.günü başlamaktadır. 16 - 17 gün kadar sonra sona ermektedir. Embriyo transferi sonrası gebelik için 10-12 gün beklenerek kan testi ile gebelik oluşup oluşmadığı kontrol edilmektedir.

Tüp Bebek Yönteminde Düşük Riski Normal Gebeliğe Göre Daha Fazla Mıdır?

Tüp bebek yöntemi ile gerçekleşen gebelikler normal ve doğal yolla oluşan gebelikler gibi takip edilmektedir. Ancak çoğul gebelik oluşmuşsa durum bir risk arz edebilmektedir. Bunun yanı sıra kısırlık problemi yaşayan çiftlerde, düşük riski daha yüksek olmaktadır. Düşükler uygulanan tedaviden kaynaklı değil çiftlerin sağlık durumuna bağlı olarak yaşanmaktadır.

Tüp bebek tedavisi sonrası dış gebelik görülür mü?

Dış gebelik riski, normal gebeliklerde 100 gebelikten 2'sinden görülür. Tüp bebek tedavilerinde ise bu risk biraz daha artar. Bu çiftlerde dış gebelik riskinin biraz daha fazla yaşanmasının sebebi kadınların tüplerinin hasarlı olması gibi infertiliteye yol açan sebeplerin varlığıdır.

Tüp Bebek Tedavisi Sürecinde Cinsellik Nasıl Olmalıdır?

Yumurtalıkların uyarılması sürecinde, cinsel ilişkide bulunulması çoğul gebelik olasılığını arttırabileceği sebebiyle korunmasız bir şekilde yapılan cinsel ilişkiler önerilmemektedir.

Bunun yanı sıra korunmasız bir cinsel ilişki yaşanması, muhtemel bir enfeksiyon riskine sebep olabilmektedir. Tüp bebek tedavisi esnasında anne adayının vajinal bir enfeksiyona yakalanması istenmeyen bir durum olmaktadır. Bu nedenle çiflerin cinsel ilişki sırasında korunmaya büyük önem ve dikkat göstermeleri gerekmektedir.

Tüp Bebek Tedavisi İle Cinsiyet Seçimi Yapılabilir Mi?

Tüp bebek tedavisinde genetik inceleme ile cinsiyet seçimi yapabilmek mümkün olmaktadır. Ancak Türkiye’de yasal olarak cinsiyet seçimi yapmak Tüp Bebek Yönetmeliği’nde belirtildiği üzere yasaktır.

Bu nedenle cinsiyet seçimi amacıyla genetik inceleme yapılmamaktadır. Ülkemizde cinsiyet seçimi ancak cinsiyet kromozomu ile taşınan genetik hastalıkların varlığında yapılabilmektedir.

Genetik İnceleme Kimlere Yapılmaktadır?

Çocuklarına ciddi bir genetik hastalık geçirme riski taşıyan çiftlere uygulanan bir tanı yöntemidir. Kistik fibrosis, talasemi gibi bazı genetik hastalıkları taşıyan çiftlerin embriyolarında genetik inceleme sayesinde gebelik gerçekleşmeden önce hastalık teşhis edilerek hastalık barındıran embriyo bu şekilde elenebilmektedir.

Tüp bebek Tedavisi Sonrası İdrar Testi Yaptırmalı Mıyım?

İdrarda yapılan gebelik testleri erken gebelikte yanlış negatif sonuçlar veremeyebilmektedir. Tüp bebek tedavisinde embriyo transferinden 10-12 gün sonra yapılacak kanda gebelik testi en kesin sonucu vermektedir.

Doğal yollarla oluşan gebeliklerde ise kanda gebelik hormonu tespit edilmesi en erken olarak ilişkiden 2 hafta kadar sonra olmaktadır.

Bunun yanı sıra sağlıklı gebeliklerde, kanda gebelik testi erken dönemlerde 2 gün ara ile takip edildiğinde yaklaşık 2 kat artış göstermektedir. Sonrasında ise bu değer 2000 gibi bir değere ulaştığında gebelik ultrasonografide görülebilir büyüklüğe gelmiş olmaktadır.

Tüp Bebek Tedavisi Öncesinde Ve Sürecinde Özel Bir Diyet Uygulanmalı Mıdır?

Tüp bebek tedavisinde, beslenme düzeni oldukça önemlidir. Sebebi ise gebeliğin elde edilebilmesi için sağlıklı bir bünyenin gerekli oluşudur. Sigara ve alkol kullanımı mevcut ise kesinlikle bırakılmalıdır.

Gebelik öncesi ideal bir kiloda olmak gebelik şansını arttırmaktadır. Protein ve lif içeren gıdalar ile beslenilmelidir. Çay ve Kahve tüketimi fazla ise sınırlandırılmasında fayda olmaktadır. Asitli içeceklerden uzak durulmalıdır.

Düzenli olarak su tüketimine dikkat edilmelidir. Tüp bebek tedavisi öncesi metabolik problemlerin (tiroid, insülin direnci, diyabet vb.) önceden halledilerek tedaviye başlanması hem başarı şansını ,hem de sağlıklı gebelik şansın olumlu yönde etkilemektedir.

Düşükler ve Kürtaj Sonra ki Tüp Bebek Denemelerinde Başarısızlığa Yol Açar Mı?

Yaşanan düşükler bir sonra ki gebeliğin ihtimalini düşürmemektedir. Gebeliğin kürtaj ile sonlandırılması eğer işlem sırasında ya da sonrasında bir komplikasyon olmadı ise (parça kalması, enfeksiyon, yapışıklık gibi) tekrar gebe kalabilme açısından problem yaratmamaktadır.

Tüp Bebek Tedavisi Öncesi İstenen Testler İçin Belirli Bir Gün Var Mıdır?

Bazı hormon testlerinin adetin 2. ve 3. gününde veya adetten sonra 21. gün yapılması gerekebilmektedir. İstenen diğer testlerde gün kısıtlaması bulunmamaktadır. Ancak bazı testler test öncesi açlık gerektirebilmektedir.

Sperm Analizinde Sperm Sayısı Az İse Veya Hiç Sperm Bulunamamış İse Ne Yapılmaktadır?

Sperm analizi ile az sayıda sperm bulunmuş ise veya hiç bulunamamış ise duruma tek bir analiz ile kesin hüküm konulmamalıdır.

Mutlaka 3 hafta kadar sonra 2. bir analiz ile teyit sağlanmalıdır, aynı veya yakın bir sonuç elde edilir ise genetik ve hormon testleri veya testis ultrasonografisi ile detaylıca araştırmalıdır.

Sonrasında ise hastaya teşhis edilen tanı tedavi edilmelidir. Baba adayında hiç sperm bulunamaması durumlarında cerrahi yöntemler ile testisten sperm elde edilmesi mümkündür.

Adetlerin Sancılı Oluşu Gebeliği Etkiler Mi?

Adet ağrısı kadınlarda genellikle kist veya hastalık beraberinde görülmektedir. Anne adayının adetleri sancılı ise vakit kaybetmeden bir uzmana kontrol ettirilmelidir.

Embriyo Transferi Sonrasında Kanamaların Yaşanması Normal Midir?

Embriyo transferi sonrası kanamalar yaşanabilmektedir bu kanamaların başlıca 2 bulunmaktadır; bunlardan ilki embriyo transferi sırasında gerçekleşen travma, yani kateterin (özellikle de zor transferlerde) rahim ağzından geçip ilerlemesi sırasında oluşan tahriş nedeniyle meydana gelen kanamadır.

İkincisi ise embriyonun tutunması sırasında ve tıpta implantasyon kanaması diye adlandırılan durumdur. Ancak bunların her ikisi de kısa süreli ve az miktarda tarzında kanamalardır.

Dondurulmuş Embriyo İle Dondurulmamış Embriyo Arasında Gebelik Açısından Fark Var Mıdır?

Dondurulmuş embriyo ve dondurulmamış embriyo arasında gebelik oranı açısından hiçbir fark bulunmamaktadır. Dondurulan embriyo halen canlılığını korumaktadır.

Tüp Bebek Tedavisinin Riskleri Nelerdir?

Tüp bebek tedavisinin her aşamasında nadiren görülebilecek durumlar olsada birtakım riskler ve yan etkiler mevcuttur. Uygulanan ilaçların yan etkileri hafif düzeydedir ve geçicidir.

Oldukça nadir olarak meydana gelsede yumurta toplama işlemi sonrası pelvik enfeksiyon gelişebilir. Ancak sonrasında antibiyotik tedavileri ile düzeltilebilmektedir. Yumurtalıklarda az miktarda kanama meydana gelebilir.

Oldukça ender yaşanan durumlarda kanama için müdahale etmek gerekebilir. Ancak ciddi bir risk taşımamaktadır. Tüp bebek tedavisinde en önemli risk en önemli risk olan hiperstimulasyon (aşırı yumurtalık cevabı) problemi ise yeni tedavi protokolleri ve tecrübeli doktorlarımız sayesinde problem olmaktan çıkmaktadır.

Polikistik Over Sendromu Nedir Ve Gebeliğe Nasıl Etki Etmektedir?

Polikistik Over Sendromu; yumurtalıklarda irileşme ve birçok küçük kist oluşumuna sebep olan ve beraberinde hormonal bozuklukları getiren bir yumurtlama problemidir. Polikistik over sendromu olan kadınların hamile kalma ihtimali bu sendromun olmadığı kadınlardan daha düşüktür.

Polikistik over sendromlu kadınlarda hamile kalmayı zorlaştıran başlıca neden yumurtlama olmaması veya düzensiz yumurtlamadır. Bu tür hastalar çoğunlukla yardımcı üreme teknikleri ile gebe kalabilmektedirler. Polikistik over hastalarının karşılaştıkları tek problem doğal yolla gebe kalmada zorluk değildir.

Tüp bebek tedavisine başlayan hastalarda kullanılan hormon tedavisi sonucu normalden çok sayıda yumurta gelişmesinin bir takım yan etkilerin de oluşmasına neden olmaktadır.Polikistik over sendromu olan kadınlar normal yaşam tarzlarında olduğu gibi gebelikte de diyet ve egzersizlerine dikkat etmek ve gebelikte kilo alımında dikkatli olmak zorundadırlar.

Ancak polikistik over sendromu bulunan anne adaylarının egzersiz yaparken zorlayıcı hareketlerden kaçınmaları gerekmektedir. Gebeliğin ilk 3 ayında düşük yapma riskleri olduğu için doktor kontrollerini aksatmamaları gerekmektedir.

Polikistik over sendromlu hastaların eğer varsa insülin direnci, diyabet ve diğer metabolik problemlerinin tüp bebek tedavisi öncesi kontrol altına alınması gerekmektedir. Bu rahatsızlığa sahip anne adaylarının gebelikteki başarı şansı anne adayının sağlığı ile direkt ilişkilidir.

Erkeklerde Morfoloji Bozukluğu Olması Durumunda Ne Yapılmalıdır?

Bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin en çok korktukları problemlerden biri olan sperm morfoloji bozukluğu günümüzde tedavi edilebiliyor bir problemdir.

Sperm şekli olarak tanımlanan morfoloji bozukluğu gerekli analizler ve tedavi uygulamaları sayesinde başarıyla olumlu sonuçlara vesile olabilmektedir.

Sperm morfoloji bozukluğu ile gebe kalan anne adayı ve baba adayının en büyük korkusu bebeğin fiziksel olarak anomaliler ile dünyaya geleceğine inanmalarıdır. Bu durum büyük bir yanılgıdan ibaret olup, çiftlerin korkmasını gerektirecek bir durum değildir.

Tüp Bebek Denemeleri Arasında Ne Kadar Ara Bulunması Gerekir?

İlk tüp bebek denemesinin ardından BetaHCG sonucu negatif gelmişse eğer kadının adet görmesi beklenmektedir. Bir sonraki adet sonrası 1 ay ara verilerek görülen adette tedaviye tekrar başlanabilir. Ancak burada en doğru kararı verecek olan kişi doktordur.

İleri Yaş Tüp Bebek Tedavisinde Yumurta Kalitesini Artırmak İçin Uygulanan Bir Yöntem Var mıdır?

İleri yaşa sahip kadınlarda yumurta rezervi ve kalitenin de azalmasıyla döllenme ve gebelik şansı azalmaktadır. Yumurta kalitesini arttırmak için piyasada satılan bazı ilaçlar bulunmakla beraber bunların kaliteyi arttırdığına dair net bir veri bulunmamaktadır.

İlaçsız Tüp Bebek Tedavisi Mümkün Müdür?

Tüp bebek tedavisinde olgunlaşan yumurtalar toplanır ve sonrasında mikroenjeksiyon yöntemi ile döllenmeleri sağlanır. İlaçsız tüp bebek tedavisinde tamamen olgunlaşmadan toplanan yumurtalar, laboratuvar ortamında olgunlaştırılır.

Bu tedavinin amacı, yumurtaların olgunlaştırılması için kullanılan ilaçlardan zarar görebilecek hastaların tedavilerine, bu ilaçları vermeden devam edebilmeleridir.

Büyümesi takip edilen yumurtalar istenen boyuta ulaştığında toplanarak, yumurtaların laboratuvar ortamında 24 saat kadar süre boyunca olgunlaşmaları beklenir. Daha sonra baba adayından alınmış olan sperm, mikroenjeksiyon yöntemi ile yumurtalara enjekte edilmektedir ve elde edilen embriyolar dondurularak, daha sonraki süreçlerde transfer işlemi için kullanılmaktadır.

Embriyo Transferi Tarihine Göre Gebelik Haftası Nasıl Hesaplanmaktadır?

Embriyo transferi tarihinden 14 gün geriye gidilir ve son adet tarihi embriyo transferinden 14 gün öncesi olarak belirlenir. Belirlenen adet tarihinden 2 hafta öncesine gidilerek gebelik haftası hesaplanabilmektedir.

Yumurta Toplama Ve Embriyo Transferi Sonrası Denize Ve Havuza Girilebilir Mi?

Hamilelik haftası hesaplaması yapmak için gebeliğin ne zaman başladığını bilmek önemlidir. Doğal gebeliklerde sperm ile yumurtanın hangi gün rahime yerleştiği bilinemeyeceği için, başlangıç tarihi son adet günü temel alınarak hesaplanmaktadır.

Ancak, tüp bebek tedavisinde embriyonun hangi gün rahime geçiş yaptığı bilinmektedir ve tahmini doğum tarihi embriyo transferinin yapıldığı tarihe 266 gün eklenerek belirlenir. Bu tahmin, doğal gebeliklerde hesaplanan doğum tarihinden daha doğru sonuç vermektedir.

Tüp bebekte tedavisinde sırasıyla yumurtalık uyarma, yumurta toplama, döllendirme ve embriyo transferi aşamaları gerçekleştirilmektedir. Embriyo transferi aşaması, adet tarihinin başlangıcından 2 hafta sonra uygulanmaktadır. Bu süreçte doğal bir gebelikte yaşanan olaylar, birçok laboratuvar işlemi ile meydana gelmektedir.

Hamilelik testi pozitif sonuçlanan anne adayı, embriyonun nakledilmesi esnasında 2 haftalık gebe sayılmaktadır. Embriyo transfer gününden yaklaşık 14 gün sonra yapılması planlanan gebelik testinin pozitif çıkması halinde, gebeliğin 4. haftasına ulaşılmış demektir.

Yumurta Toplama Ve Embriyo Transfer İşlemleri Sonrasında Denize veya Havuza Girilebilir Mi ?

Yumurta toplama işlemi ve embriyo transferi sonrasında deniz, havuz, hamam, sauna, solaryum gibi yerlerden aşırı sıcak ve bakterili oluşu nedeniyle uzak durmak gerekmektedir.

Tedavi Sürecinde Günlük Yaşantıda Bir Değişiklik Yapılması Gerekir Mi?

Tedavi sürecinde veya sonrasında hastaların hayatlarında herhangi bir değişiklikte bulunmasına gerek yoktur. Hastalar iş ve günlük yaşantılarına devam edebilmektedirler. Ancak hasta kişi alkol ve sigara kullanıyor ise kullanımını bırakmalıdır.

Hazır gıdalardan ve asitli içeceklerden uzak durulmalıdır. Hasta kilo problemlerine sahip ise düzenli olarak spor yapmalı ve kilosunu kontrol altına almalıdır. Doktor ilaç vermiş ise ilaçlar düzenli olarak kullanılmalıdır. Yumurta uyarma sürecinde iken korunmasız bir şekilde cinsel aktivitede bulunmaktan kaçınılmalıdır.

Tüp Bebek Tedavisi Kaç Kez Denenebilir?

Tüp bebek tedavilerinde genelde 5. denemenin ardından gebelik oranlarının daha fazla yükselmediği düşünülür. Ancak bir sınır söz konusu değildir.

Yaş İleri İse Adet Görmemek Menopoz Belirtisi Midir? Adet Görmeyen Kadınlar Gebe Kalabilirler Mi?

Menopoz bir ilerleyen yaşa bağlı olarak gelişen bir süreçtir. Ancak bazen ani ruhsal travmalar, aşırı stres, diyet, fiziksel egzersiz gibi durumlarda adet kesilmeleri görülebilmektedir, bu gibi durumlar menopozun meydana geldiği anlamına gelmemektedir.

Genellikle 40 yaş itibari ile görülebilen düzensiz adet kanamaları, zaman zaman ateş basması, ruhsal gerginlik gibi bulgular menopoz öncesi dönemi haber etmektedir. Menapoz tanısının konulabilmesi için doktora danışmak gerekmektedir. Menapoz sürecine girildiğinde gebe kalmak imkansız olabilecek bir hale gelmektedir.

Adet kesintisi menapozdan kaynaklı olarak yaşanmıyorsa çeşitli testlerin yapılmasında fayda vardır. Adet görememeye birçok sağlık sorunu sebep olabilmektedir. Bundan bir çoğu tedavi edilebilir rahatsızlıklardır. Tedavi sürecinin ardından hastalar gebe kalabilirler.

Kanser Tedavisi Çocuk Sahibi Olmaya Engel Midir?

Kemoterapi ve radyoterapi kadınların üreme fonksiyonlarının kaybına neden olabilmektedir. Bu tür tedaviler, üreme hücrelerinde ve yumurtalıklarda toksik etki yaparak kadınların üreme sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir.

Kanser tedavisi görmek, anne olmaya her zaman engel değildir. Kanser tedavisi öncesi kadınların yumurtaları alınarak dondurulmasının ardından daha sonra kullanılmak üzere saklanabilir. Aynı durum erkeklerde sperm hücrelerinin saklanması için de geçerli olmaktadır.

Cerrahi Müdahaleler Çocuk Sahibi Olmaya Engel Midir?

Kadın ve erkeklerde yapılacak cerrahi müdahaleler öncesinde üreme sağlığını korumak amaçlı yumurta/sperm hücresi dondurmak daha sonraki dönemde ebeveyn olma şansını kaybetmemeyi sağlamaktadır.

Ancak cerrahi olarak rahmini kaybeden kadınlar maalesef gebe kalamamaktadır. Ülkemizde halen yasalar ile yasaklanmış olan taşıyıcı annelik yöntemi bu tür hastalar için yurt dışında bir umut olmaktadır.

Aşılama Tedavisi Nedir?

Aşılama işlemi önce ilaçlar(hap ya da iğne) verilerek anne adayında 1-2 yumurtanın büyümesi sağlanarak, sonrasında bu yumurtaların çatlamasından hemen önce erkeğin spermlerinin alınıp hazırlanıp, bir kateter ile rahim içine verilmesi esasına dayanmaktadır.

Aşılama Tedavisi Kimlere Önerilir Ve Kaç Kez Denenebilir?

Aşılama işleminin bir hastaya yapılabilmesi için anne adayının her iki tüpünün de açık olması, rahimin normal olması ve yıkama işlemi sonrasında erkeğin meni örneğinde en az 5 milyon hareketli sperm olması gerekmektedir.

Yani çok düşük sperm sayıları ya da tıkalı tüpler ile aşılama işlemi yapılamamaktadır. Aşılama işlemi 2 veya 3. denemenin ardından başarıya ulaştırabilmektedir.

Dış Gebelik Sonrası Tedaviye Ne Kadar Ara Verilmelidir?

Dış gebelik söz konusu olduğunda 3 adet döngüsün ardından tedavi sürecine tekrar devam edilebilmektedir.

Tüp Bebek Tedavisinde Açıklanamayan Kısırlık Durumlarında Ne Yapılmaktadır?

Gebelik sağlamak amacı ile tüp bebek merkezimize başvuran çiftlerde anne ve baba adayı birlikte değerlendirilmeye alınmaktadır.

Gebelik istemine sahip çiftlerin neredeyse ’sinde herhangi bir problem saptanamamaktadır.

Bu gruba ‘’açıklanamayan kısırlık (infertilite)’’ denmektedir. Açıklanamayan kısırlık probleminde yapılan tetkiklerde ve muayenede görünmeyen sorun bazen laboratuvar aşamasında yumurta ve sperm hücreleri ile çalışılırken görülebilmektedir.

Bazen ise belirgin bir sorun olmamasına rağmen yinede gebelik elde edilememektedir. Bu noktada hastanın yaşı ve yumurtalık rezervi büyük önem teşkil etmektedir.

Op. Dr. Verda Tunçbilek (Jinekolog ve Tüp Bebek Uzmanı)

Verda Tunçbilek (Özkent) 17 Haziran 1975'te Lefkoşa'da doğdu. Güzelyurt Türk Maarif Lisesi'nden yüksek onur öğrencisi olarak mezun oldu. Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu.

İletişime Geçin